YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3620
KARAR NO : 2017/9574
KARAR TARİHİ : 29.11.2017
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi : 23/03/2015
Esas – Karar No : 2015/333 değişik iş
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa aykırı davranmak suçundan sanık …’un, anılan Kanunun 65/b ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 52/2. maddeleri gereğince 2 yıl hapis ve 600,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Beykoz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/04/2013 tarihli ve 2012/1117 Esas, 2013/277 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/09/2013 tarihli ve 2013/1186 değişik iş sayılı kararını müteakip, Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığınca Anayasa Mahkemesinin 2863 sayılı Kanunun 65/b maddesini iptal ettiğinden bahisle yeniden değerlendirme talebi üzerine sanığın, 5237 sayılı Kanunun 184/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanunun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Beykoz 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/01/2015 tarihli ve 2013/577 Esas, 2015/28 sayılı kararına karşı yapılan itiraz üzerine karar verilmesine yer olmadığına ilişkin İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/03/2015 tarihli ve 2015/333 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/03/2015 tarihli kararını müteakip yapılan talep üzerine, karar verilmesine yer olmadığına ilişkin aynı mahkemenin 04/10/2016 tarihli ve 2016/1219 değişik iş sayılı kararının yok hükmünde olduğu değerlendirilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığınca Anayasa Mahkemesinin 2863 sayılı Kanunun 65/b maddesini iptal ettiğinden bahisle yeniden değerlendirme talebi üzerine mahkemesince uyarlama yargılaması yapılarak sanığın, 5237 sayılı Kanunun 184/1 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Kanunun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olunması karşısında, 5271 sayılı Kanunun 231/12. maddesi hükmü gereğince bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 03/07/2017 gün ve 94660652-105-34-1662-2017-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/07/2017 gün ve 2017/42227 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonunda, 24/04/2013 tarihli ve 2012/1117 Esas, 2013/277 sayılı karar ile sanığın anılan Kanunun 65/b, 5237 sayılı TCK’nın 53/1, 52/2. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, katılan vekili tarafından yapılan itirazın, İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/09/2013 tarihli ve 2013/1186 değişik iş sayılı kararı ile reddedilmesi üzerine, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının belirtilen tarih itibariyle kesinleştiği, Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı İlamat ve İnfaz Bürosu tarafından 30/09/2013 tarihli yazı ile, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinin (a) ve (b) fıkralarının Anayasa Mahkemesince iptal edildiği belirtilerek yeniden değerlendirme talebinde bulunulduğu, talep üzerine mahkemece 11/10/2013 tarihli ek karar ile, 24/04/2013 tarihli ve 2012/1117 Esas, 2013/277 sayılı ilamın infazının durdurulmasına karar verildikten sonra, 06/11/2013 tarihli tensip zaptı ile sanık hakkında uyarlama yargılaması yapılması gerektiğinden bahisle dosyanın yeni bir esasa kaydedildiği, yapılan yargılama sonunda, 16/01/2015 tarihli ve 2013/577 Esas, 2015/28 sayılı karar ile, 24/04/2013 tarihli ve 2012/1117 Esas, 2013/277 sayılı ilamın iptaline, sanığın, imar kirliliğine neden olma suçundan 5237 sayılı TCK’nın 184/1, 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmış ise de;
Kurulan hükmün hukuki bir sonuç doğurmamasına imkan veren hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kesinleşmiş bir mahkumiyet hükmü olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle, yeni bir esasa kaydedilen dosyanın tekrar ele alınmasının uyarlama yargılaması niteliği taşımadığı, 24/04/2013 tarihinde verilip 13/09/2013 tarihinde kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından sonra sanığın, 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde mahkemece hükmün açıklanacağı, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının ve sonrasında yürürlüğe giren 08/10/2013 tarihli ve 6498 sayılı Kanun değişikliğinin hükmün açıklanması aşamasında değerlendirilebileceği, dolayısıyla, 24/04/2013 tarihli ve 2012/1117 Esas, 2013/277 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 13/09/2013 tarihli mercii kararı ile kesinleşmesinden sonra yapılan işlemlerin usulüne uygun olmadığı, aynı konuda verilen 16/01/2015 tarihli ve 2013/577 Esas, 2015/28 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına katılan vekili tarafından yapılan itirazın kabulü ile anılan kararın kaldırılmasında ve sanık hakkındaki 24/04/2013 tarihli ve 2012/1117 Esas, 2013/277 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının yürürlüğünün muhafaza edilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla;
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 23/03/2015 tarihli ve 2015/333 değişik iş sayılı kararının, CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29/11/2017 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.