YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3985
KARAR NO : 2017/9076
KARAR TARİHİ : 20.11.2017
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeni ile tazminat
Hüküm : Davanın kısmen kabulü ile 4.750,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Gerekçeli karar başlığında “koruma tedbirleri nedeni ile tazminat” yerine “CMK 141 ve 142. maddesi gereğince haksız el koyma nedeni ile tazminat” ibaresine yer verilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
Bozma ilamına uyularak yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekili ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Davacının sahibi olduğu aracın muhafaza altına alınarak yediemin parkında bekletildiği gözetilerek, davacının aracının yediemine teslim tarihi 09/11/2007 ile iade yazısının tarihi olan 25/06/2013 tarihi arasındaki 2055 günlük süreyi kapsayacak şekilde, HMK 26. maddesinde düzenlenen ”taleple bağlılık” kuralı gereğince davacı lehine talep edilen 6.570,00 TL otopark ücreti miktarını geçmeyecek şekilde, tespit edilecek günlük bedel üzerinden hesaplanacak otopark ücreti miktarının maddi zarara dahil edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Davacının aracının muhafaza altına alma tarihi 21/09/2007 ile iade müzekkere tarihi olan 25/06/2013 arasındaki sürede aracın, tasarrufu kendisinde olmaması karşısında kullanımına bağlı olarak tahakkuk eden ve tahsil edilen vergi ve gecikme zamlarının, HMK 26. maddesinde düzenlenen ”taleple bağlılık” kuralı gereğince davacı lehine talep edilen miktarı geçmeyecek şekilde maddi tazminat olarak ödenmesine karar verilmesi gerekeceği dikkate alınmadan eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3- Dava dilekçesinde, el konulma nedeni ile araçta değer kaybı olduğu belirtilerek değer kaybının tespiti ile ödenmesinin talep edilmesi karşısında; aracın muhafaza altına alındığı tarihteki satış bedeli ile davacıya teslimine dair müzekkere tarihindeki satış bedelleri arasındaki değer kaybının bilirkişi marifetiyle tespit ettirilip davacı tarafın talep ettiği miktar da dikkate alınarak maddi zarar kapsamında davacıya ödenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Dairemizce yapılan temyiz incelemeleri sırasında aynı konu ve haksız tutuklama
nedenine dayalı olarak birden fazla davanın açıldığının tespit edildiğinin anlaşılması karşısında; hazine zararına yol açan mükerrer davalara ilişkin ödemelerin önlenmesinin temini ve kamu kaynaklarının etkili, verimli ve hukuka uygun kullanılması bakımından, aynı konu ve haksız tutuklama nedenine dayalı açılmış dava olup olmadığının ilgili birimlerden sorulup, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden de araştırılarak tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi
Kabul ve uygulamaya göre de;
Bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı dikkate alınarak, davacının, aracın değişen parçaları için dava dilekçesinde vurguladığı “2.500,00” TL’nin üzerinde tazminata hükmedilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi
Kanuna aykırı olup, davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince, isteme aykırı olarak, BOZULMASINA, 20/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.