YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4361
KARAR NO : 2017/8646
KARAR TARİHİ : 09.11.2017
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile, 2863 sayılı Kanunun 65/1, 5237 sayılı TCK’nın 62, 52, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılama sonunda, 26/05/2005 tarihli karar ile sanığın beraatine hükmedildiği, katılan vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 04/03/2009 tarihli ve 2006/7771 Esas, 2009/2691 Karar sayılı ilamı ile eksik araştırmadan dolayı hükmün bozulduğu, bozma ilamına uyan mahkemece 28/01/2010 tarihli karar ile sanığın, 2863 sayılı Kanunun 65/a, 765 sayılı TCK’nın 59/2, 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 285 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın, katılan vekili tarafından yapılan itirazın mercince reddi üzerine 16/02/2010 tarihinde kesinleştiği ve belirtilen tarih itibariyle beş yıllık denetim süresi başladığından, 5271 sayılı CMK’nın 231/8. maddesi uyarınca dava zamanaşımının durduğu, daha sonra sanığın, 22/04/2014 tarihinde “kasten yaralama” suçunu işlediği sabit kabul edilerek, Denizli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/11/2014 tarihli ilamı ile mahkumiyetine hükmedildiği, anılan mahkumiyet hükmünün temyiz edilmeksizin 21/11/2014 tarihinde kesinleştiği, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlendiğinden, anılan suçun işlendiği 22/04/2014 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin işlemeye devam ettiği anlaşılmakla;
Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 2863 sayılı Kanunun 65. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi yollamasıyla lehe neticeler doğuran (mülga) 765 sayılı TCK’nın 102/4. maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem 06/05/2005 tarihli sorgu olup, anılan tarihten itibaren 765 sayılı TCK’nın 102/4. maddesinde öngörülen zamanaşımının durma süresi de gözetildiğinde, karar tarihinden önce dolduğu halde yargılamaya devamla mahkumiyet hükmü kurulması kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 765 sayılı TCK’nın 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının isteme uygun olarak DÜŞMESİNE, 09/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.