YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/53
KARAR NO : 2017/7955
KARAR TARİHİ : 25.10.2017
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/1, 62/1,50/4-1-a, 52/2-4, 53/6 maddeleri gereğince mahkumiyet
Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 26/12/2013 tarih, 2013/479 – 2013/737 sayılı direnme kararı, 6763 sayılı Kanunun 36. maddesiyle değişik CMK’nın 307. maddesinin 3. fıkrası uyarınca; Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından, direnme hükmünün incelenmesi için Dairemize gönderilmekle; dosya yeniden incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin bozma kararı üzerine mahkemece bozmadan önce verilen kararda yer verilmeyen yeni gerekçeler gösterildiği ve bu itibarla mahkemenin verdiği kararın direnme kararı olmayıp bozmaya uyularak verilen bir karar olduğu anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın sabıkasız oluşu ve dosyaya kovuşturma aşamasında müteveffanın oğlunca ibraz olunan 06/12/2010 havale tarihli, “sanık ve olayda kullandığı kamyonun sahibi olan kişinin kendilerini maddi ve manevi olarak tatmin etmesi nedeniyle onlardan olay nedeniyle şikayetçi olmadıklarına ve herhangi bir hak talepleri olmayıp, sanığı ve araç sahibini ibra ettiklerine” ilişkin müteveffanın eşince de doğrulanan ibraname belgesiyle ölenin yakınlarının sanık hakkında şikayetçi olmadıklarını açıkça belirtmiş ve davaya da katılmamış olmaları, sanığın olay sonrası ve duruşmalardaki davranışlarında dosyaya yansıyan bir olumsuzluk tespit edilmemesi, üzüntü duyduğunu dile getirmesi ve sabıkasız oluşu karşısında, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması için gereken objektif şartların olayda gerçekleşmiş olduğu gözetilmeyerek, “ sanığın bütün duruşma aşamalarına ve savunmasına yansıyan söylem ve davranışları,inkarcı tutumu ve bakış açısı göz önüne alınarak, sanığa atfedilen eylemin taksirli olması, bir daha aynı nitelikli bir trafik kusurunu işlemeyeceği ve pişmanlık duyduğu yönünde vicdani kanaatin oluşmaması, trafik kusurlu eylemlerin yarattığı sosyal etki nedenleri ile” şeklindeki dosya içeriğiyle örtüşmeyen yetersiz gerekçelerle sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, hükmün bu nedenle, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 25/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.