YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5892
KARAR NO : 2018/3221
KARAR TARİHİ : 21.03.2018
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, Hakaret
Hüküm : Beraat
Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve hakaret suçlarından sanıkların beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya kapsamına göre; muhabirlik yapan sanıkların sabah gazetesinin 27.12.2013 tarihinde yayınlanan ‘İşte Cemaatin Emniyet İmamı’ başlıklı, 28.12.2013 tarihinde yayınlanan ‘İmamın Sır Bağlantısı’ başlıklı ve 30/12/2013 tarihinde yayımlanan “Zaman ayarlı ziyaret” başlıklı haberlerde katılanın FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu ve yöneticisi olduğu iddialarına dayanan haberler yapmaları nedeniyle verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme ve hakaret suçlarını işledikleri iddia edilen olayda,
Haber içeriğinin görünür gerçeğe uygun ve güncel olması, kamu yararı ve toplumsal ilginin bulunması, haberde kullanılan ifadelerin, habere konu olaylarla fikri bağlantısının bulunması, haberin verilişinde tahkir edici bir dil kullanılmayıp, ölçülülük ilkesinin ihlal edilmemiş olması karşısında, yayımlanan haberlerin, basının haber verme hakkı sınırları içerisinde kaldığı, haber verme hakkının, bilgi edinme, bilgiyi yayma, eleştirme, yorumlama ve eser yaratmanın yanı sıra, habere ulaşmayı da kapsadığı dikkate alındığında, söz konusu haberin, kamuoyuna aktarılması sırasında hukuka uygun çerçevenin dışına çıkılmadığı anlaşıldığından yerel mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin sanıkların cezalandırılmaları gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, sanıklar hakkında beraat hükmü kurulurken, uygulanan Kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının ilk pragrafında yer alan “BERAATLERİNE,” ibaresinden önce gelmek üzere, hüküm fıkrasına “CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince” ibaresinin yazılması ve hüküm fıkrasındaki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.