Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2017/6106 E. 2017/10521 K. 19.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/6106
KARAR NO : 2017/10521
KARAR TARİHİ : 19.12.2017

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : 5.014,34 TL maddi ve 6.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine

Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; ancak;
1- Tazminat talebinin dayanağı olan Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/401 Esas – 2012/438 Karar sayılı ceza dava dosyasında, davacı hakkında 17.12.2010 tarihinde verilen mahkumiyet hükmünün kesinleştirilmesi üzerine infazı için davacının 04.10.2011 tarihinde cezaevine alındığı ve mahkumiyet hükmünün temyizi üzerine Yargıtay 15. Ceza Dairesince infaz durdurularak davacının 01.06.2012 tarihinde tahliye edildiğine dair evraklar dikkate alınarak, davacı hakkında verilen mahkumiyet hükmünün infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi sonrası karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Her ne kadar CMK’nın 144/1-a maddesinin yürürlükten kaldırılması nedeniyle mahsup tazminata engel oluşturmayacak ise de, haklarında mahsup işlemi yapılmayan kişilerle tutukluluğu başka mahkumiyetinden mahsup edilenler arasındaki dengenin, hak ve nesafetin sağlanması gerektiği göz önünde bulundurularak mahsup edilen sürenin hükmolunacak tazminat miktarının tayininde dikkate alınması gerektiği nazara alındığında, davacının tutukluluk süresinin diğer bir hükümlülüğünden mahsup edilip edilmediği, mahsup edilmiş ise ne kadarının mahsup edildiğinin araştırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.