Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2017/7825 E. 2019/3813 K. 21.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/7825
KARAR NO : 2019/3813
KARAR TARİHİ : 21.03.2019

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraat

Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak ;
Olay tarihinde sanığın 15 yıldır müdürlüğünü yaptığı … Usta Tersanecilik firmasında montajcı olarak çalışmakta olan katılan …, olay günü vinç yardımıyla kamyonun üzerine taşınan konteynırı vincin kancasına bağladıktan sonra 200 metre ileride indirecekleri için kamyonun üzerinde olan konteynırdan inmediği, kamyon rampaya doğru hareket ettiğinde kamyona sağlam bağlanmayan konteynırın kaymaya başladığı ve katılan …’in yere atladığı ve vücudunda hayati fonksiyonlarını orta 3. derecede etkileyecek kemik kırığı ve oluşan diş kayıpları kalıcı konuşma bozukluğu meydana getirecek şeklinde yaralandığı olayda; iş güvenliği uzmanı tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda; işyerinde iş güvenliği tedbirlerini almayan, kendisi de olay yerinde bulunarak hatalı yükleme yapılmasına nezaret eden ve kamyona yüklenen konteynırdan katılanı indirmeyen sanığın, asli kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiğinin tespit edilmesi karşısında hatalı değerlendirme sonucu beraatine karar verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
TCK’nın 89/5. maddesine göre, bilinçli taksirle yaralama suçunun soruşturulmasının ve kovuşturulmasının, aynı Kanunun 89/1. maddesindeki yaralanma hali hariç olmak üzere, şikayete tabi olmadığı, ancak TCK 89. maddedeki bütün hallerin şikayete tabi olsun veya olmasın CMK’nın 253/1. maddesi gereğince uzlaşmaya tabi olduğu, uzlaşma kapsamında olan suç hakkında soruşturma aşamasında CMK’nın 253. maddesi gereğince uzlaştırma işlemi sağlanmadan kamu davası açıldığı, yargılama aşamasında da aynı Kanunun 254. maddesi uyarınca bu eksikliğinin giderilmediği anlaşılmakla, mahkemece CMK’nın uzlaşma başlıklı 253 ve 254. madde hükümleri uygulanmak suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, uzlaşma işlemleri tamamlanmadan yargılamaya devamla, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 21.03.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.