YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/3610
KARAR NO : 2019/6108
KARAR TARİHİ : 14.05.2019
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/1, 89/2-b, 62/1, 52/2-4. maddeleri
uyarınca mahkumiyet
Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sanığın otelin sorumlu müdürü olmadığına, yüzme havuzuna atlama yapan katılanın tam kusurlu olduğuna; katılan vekilinin ise sair temyiz tirazlarının reddine; ancak;
Sanığın Maresol Turizm İşletmecilik şirketinin ortağı ve genel müdürü, aynı zamanda olayın meydana geldiği otelin de sorumlu müdürü olduğu, katılan …’in 1.5 metre derinliğindeki otelin yüzme havuzunun tam ortasında bulunan kemer şeklinde yapılmış korkuluklu köprü üzerinden kafa üzerine atladığı ve kafasını beton zemine çarpması neticesi yaralandığı olayda; dosya kapsamından her ne kadar, katılanın yaralanması ile ilgili olarak Antalya Adli Tıp Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen 01.06.2010 tarihli kati doktor raporunda, katılanın vücudunda hayati fonksiyonlarını ağır (4) derecede etkileyecek kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı şeklindeki rapor doğrultusunda, sanık hakkında TCK’nın 89/2-b den hüküm kurulmuş ise de; tazminat davasına konu olan olayda, tazminat dosyasındaki 3. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 17.06.2013 tarih ve 6924 sayılı Kurul raporunda katılan …’in yaralanmasının % 100 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş ve maluliyetinin sürekli olduğunun bildirilmesi karşısında; katılanın yaralanması ile ilgili olarak katılanın tüm tedavi evrakları ile birlikte Adli Tıp Kurumuna sevkinin sağlanarak, kaza nedeniyle meydana gelen yaralanmasının işlev kaybı veya zaafı niteliğinde olup olmadığı konusunda kesin rapor aldırıldıktan sonra, sanığın hukuki durumunun tespiti ve tayin edilmesi yerine, eksik inceleme ile hüküm kurulması;
Kabule göre de;
Katılanın yaralanması ile ilgili alınan kesin rapor sonucuna göre, yaralanmasının işlev kaybı veya zaafı niteliğinde olması halinde, her ne kadar sanık tali kusurlu da olsa; temel cezanın belirlenmesinde, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak, alt sınırdan daha fazla uzaklaşılmak suretiyle hak ve nesafete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA; 14.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.