YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/4368
KARAR NO : 2020/4475
KARAR TARİHİ : 09.09.2020
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : TCK’nın 44. ve 37/1. maddeleri delaletiyle;
2863 sayılı Kanunun 65/1, TCK’nın 62, 52/2, 51/1-3-7- 8, 53, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında, TCK’nın 53/3. maddesi uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasının c bendindeki hak yoksunluklarının kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından uygulanamayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın haklarında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen temyiz dışı diğer sanıklar ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, kültür varlıkları bulmak amacıyla, Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 14.08.1996 tarih ve 3072 sayılı kararı ile 1. derece arkeolojik sit alanı olarak tescil edilen ve aynı zamanda antik yerleşim yeri olması dolayısıyla 2863 sayılı Kanunun 6. maddesi kapsamında korunması gerekli yerlerden olan Konyaaltı İlçesi, …. Köyünün …. Mevkiinde kaçak kazı eyleminde bulunmak suretiyle arkeolog bilirkişi tarafından düzenlenen raporda da belirtildiği şekilde taşınmaz kültür varlığı niteliğindeki antik mezarlık ve yerleşim alanına ve ayrıca kazı kesitinde bulunan taşınır kültür varlığı niteliğindeki seramik parçalarına zarar verildiği, sanık hakkında düzenlenen 26/03/2014 tarihli iddianamenin içeriğinde de kaçak kazı nedeniyle arkeolojik yerleşim dokusunun bütünlüğünün ve topoğrafasının bozulduğunun belirtildiği dikkate alınarak sanığın eyleminin “korunması gerekli taşınmaz kültür varlığının zarar görmesine kasten sebebiyet verme” suçunu oluşturduğu anlaşılmakla;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin eylemin 2863 sayılı Kanunun 74/1. maddesi kapsamında kaldığına ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
TCK’nın 52/4. maddesi gereğince ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceği ihtarının yapılmamış olması,
Kanuna aykırı olup,sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının 3 nolu bendinin devamına, “TCK’nın 52/4. maddesi uyarınca ödenmeyen adli para cezasının hapis cezasına çevrileceğinin ihtaratına” cümlesinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 09.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.