YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/5169
KARAR NO : 2019/1309
KARAR TARİHİ : 04.02.2019
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Dava dilekçesinin reddine
Davacının tazminat talebine ilişkin dava dilekçesinin reddine dair karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın 142/4. maddesinde dava dilekçesinin reddine karar verilecek hallerin sınırlı sayıda sayıldığının anlaşılması karşısında, davacı hakkında verilen beraat kararının temyiz edilmesi nedeniyle henüz kesinleşmediğinden bahisle dava dilekçesinin reddine dair verilen kararın esas itibariyle davanın reddi niteliğinde ve temyize tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında davacının bir süre gözaltında kalması nedenine dayanan tazminat talebinin, davacı hakkında verilen beraat kararının temyiz edilmesi üzerine henüz kesinleşmemiş olması nedeniyle reddine karar verilmesi, arama kararının ve yapılan aramanın hukuka aykırı olduğu ve arama kararının ölçüsüz şekilde gerçekleştirildiği nedenine dayanan tazminat talebine ilişkin olarak ise hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen kişilerin tazminat talepleri ile ilgili olarak asıl davada hüküm verilmesinin veya verilen hükmün kesinleşmesinin beklenmesine gerek bulunmadığı, zira bu hususa ilişkin tazminat taleplerinin asıl davanın sonucunu etkileyici veya asıl davanın sonucuna bağlı olmadığı ancak 5271 sayılı CMK’nın 141/1-i bendi gereğince arama koruma tedbiri nedeniyle tazminata hükmolunabilmesi için arama kararının uygulanmasının yani yapılan aramanın ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilmiş olması gerektiği, bu kapsamda tazminat talebinin dayanağı olan arama tutanakları incelendiğinde, arama kararının ölçüsüz şekilde gerçekleştirilmediğinin anlaşıldığı dikkate alınarak, davacının arama koruma tedbirine dayanan tazminat talebinin koşulları oluşmadığından bahisle reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi, sonucu itibariyle doğru kabul edilmiş, dava dilekçesinin ve duruşma gününün tebliğine rağmen davalı vekilinin dava dilekçesine karşı cevap dilekçesi sunmadığı ya da duruşmalara katılmadığı dikkate alındığında, davalı lehine vekalet ücretine hükmolunmamasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, tebliğnamedeki bu hususa ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin kararın usule ve yasaya aykırı olduğuna, davalı vekilinin vekalet ücretine ve yargılama giderlerine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, ONANMASINA, 04.02.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.