Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2018/5718 E. 2023/91 K. 12.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/5718
KARAR NO : 2023/91
KARAR TARİHİ : 12.01.2023

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
… 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2015 tarihi ve 2014/720 Esas, 2015/537 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) ve (e) bentleri gereğince beraatine karar verilmiştir.
Katılan vekilinin temyiz isteği, sanığın beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ve resen tespit edilecek nedenlere ilişkindir.
A. Yerel Mahkemenin Kabulü
1. Her ne kadar sanık hakkında 2863 sayılı Yasaya muhalefet ettiği iddiasıyla aynı Yasanın 65/1 mad. gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ve keşif sonrası inşaatçı bilirkişiden aldırılan raporda sanığın eylemi fiziki ve inşai müdahale kapsamında değerlendirilmiş ise de; sebze ve meyve fidanı ekili olduğu anlaşılan taşınmazın etrafında güvenlik amacıyla sanık tarafından döşenen kafes tellerin keşif tarihi itibariyle kaldırılmış olduğu, dosyada mevcut Çevre ve Şehircilik … İl Müdürlüğü’nden gönderilen 03/07/2015 havale tarihli cevabi yazıdan suçlamaya konu edilen 1891 parsel nolu taşınmazın kadastral yol sınırında bulunan ve tahrip edilen kesik kabalıkların tekrar eski haline getirildiği ayrıca yol sınırında bulunan tel çitlerin de kaldırıldığının belirtildiği, taşınmaz etrafına döşenen suça konu tel çitlerin mahkememizce fiziki ve inşai müdahale kapsamında değerlendirilmediği, bir an için öyle bir değerlendirilme yapılmış olsa bile taşınmazın tapu kaydında Kültür ve Tabiat Varlığı sit alanı olduğuna dair herhangi bir kayıt ya da şerh bulunmaması, taşınmazın sanık tarafından satın alınış tarihi, sebze ve meyve fidanı ekili arazi oluşu, sanığın söz konusu yerin sit alanı olduğunu bu dava nedeniyle öğrenmesi sonrasında, öncesinde bilmeden taşınmazının etrafına çevirdiği tel çitleri kaldırarak eski haline getirmiş olması göz önünde tutulduğunda sanığın aksi sabit olmayan ve mahkemece de samimi görülerek itibar edilen savunmasının içeriğine göre kendisinin suç kastıyla hareket ettiğine dair soyut iddia dışında cezalandırılmasına yeter boyutta delil elde edilemediğinden sanığın beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
2. Mahkemece mahallinde icra edilen keşif neticesinde alınan bilirkişi raporu ile, dava konusu yerin kentsel ve III. derece doğal sit alanı içerisinde kaldığı tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Mahallinde icra edilen keşif neticesinde dava konusu yerin kentsel ve III. derece doğal sit alanı içerisinde kaldığının tespit edildiği, mahkemece davanın Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne ihbar edildiği ancak Kültür ve Turizm Bakanlığı adına İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne ihbar edilmediği,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04/06/2020 gün ve 2018/6-472-2020/262 sayılı ilamında, “sanık hakkında açılan kamu davasına katılma hakkı bulunan suçtan zarar görene 5271 sayılı Kanun’un 233 üncü maddesi uyarınca duruşma gününü bildirir çağrı kağıdı tebliğ edilmesi ve aynı Kanun’un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde sayılan hakları kullanma imkanının tanınması gerekirken, bunun yapılmamasının, duruşmadan haberdar edilmeden yargılamaya devam edilerek delil sunma hakkı elinden alınan suçtan zarar gören yönünden hak kısıtlaması niteliğinde olduğunun” belirtilmesi karşısında, suçtan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı adına İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’ne duruşma günü usulüne uygun olarak bildirilip, davaya katılma imkanı sağlanmadan hüküm tesis edilmesi suretiyle aynı Kanun’un 234 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Her ne kadar sanık tarafından tel çitler kaldırılmış ise de; mahallinde icra edilen keşif neticesinde alınan inşaat bilirkişi raporu ile dava konusu yerdeki kesik ve kabalıkların tahrip edildiğinin belirtildiği anlaşılmakla, mahallinde bağımsız arkeolog ve … bilirkişi refakatinde yeniden keşif icrası ile sanığın eylemi neticesinde sit alanında zarar meydana gelip gelmediği hususunun tereddütsüz şekilde tespiti ile sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeksizin, sanığın tel çitleri kaldırdığından bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.10.2015 tarihi ve 2014/720 Esas, 2015/537 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.01.2023 tarihinde karar verildi.