YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/7092
KARAR NO : 2020/2646
KARAR TARİHİ : 10.03.2020
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 22/6 ve CMK’nın 223/4-b maddeleri gereğince beraat
Taksirle öldürme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sevk ve idaresindeki kamyonet tipi aracıyla geceleyin şehir içindeki aydınlatma bulunmayan bölünmüş yolda seyri sırasında kırmızı ışıkta duraklamadan geçtiği kavşağın ardından sevk ve idare hatasıyla direksiyon hakimiyetini kaybederek önce sağa, sonra sola yalpalayarak ilk olarak soldaki orta refüje çarptığı, kontrolden çıkan aracın sol yanı üzerine devrilerek yaklaşık 50 metre bu şekilde seyrederek yolunda sağında park halinde bulunan tırın sol arka tarafına çarparak durması sonucu aracında yolcu olarak bulunan kardeşi …’nın hayatını kaybettiği ve mağdur …’ın kemik kırığı olacak şekilde yaralandığı, sanığın ise aracının teknik özelliklerine ve yol ile trafik durumuna göre hızını ayarlamayarak ve şerit izleme kurallarına uymayarak tam kusurlu olduğunun tespit edildiği olayda, sanığın kırmızı ışık ihlali yaparak neden olduğu kazada bilinçli taksir koşulları oluştuğu her ne kadar mağdurun yaralanması sebebiyle şikayetçi olmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; suç tarihinde mağdur 17 yaşında olup kollukça zorunlu vekil olmaksızın alınan ifadesinde şikayetçi olmadığına yönelik beyanı üzerine kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve kararın da kesinleşip kesinleşmediğinin tebligat parçaları dosya içerisinde bulunmadığından anlaşılamadığı, bu sebeple öncelikle kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak kesinleştiğinin tespiti halinde sanığın eylemine uyan TCK’nın 85/1, 22/3, 22/6. maddeleri gereğince; kesinleşmediğinin tespiti halinde ise, mağdurun yaralanmasının 89/1 maddesi kapsamı dışında olması sebebiyle suç bilinçli taksirle işlendiğinden TCK’nın 89/5. maddesi gereğince takibi şikayete bağlı olmadığından sanık hakkında TCK’nın 85/2. maddesi uyarınca suç duyurusunda bulunulması, dava açılması halinde davaların birleştirilerek görülüp sanığın eylemine uyan TCK’nın 85/2, 22/3. maddeleri gereğince mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde TCK’nın 22/6 ve CMK’nın 223/4-b maddeleri gereğince beraatine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Kardeşinin ölümüne kusurlu hareketiyle sebep olan sanık hakkında TCK’nın 22/6 ve CMK’nın 223/4-b maddeleri gereğince şahsi cezasızlık sebebi dolayısıyla ceza verilemeyeceğinin kabul edilmesine rağmen, sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde aynı uygulama maddeleri gösterilerek sanığın beraatine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA; 10/03/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.