YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/7190
KARAR NO : 2019/1730
KARAR TARİHİ : 11.02.2019
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : TCK’nın 179/3-2, 62, 50, 52/4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
05.09.2015 günü saat 20:30’da meskun mahalde, çift yönlü asfalt yolda, sanığın sevk ve idaresindeki aracı ile ehliyetsiz bir şekilde seyir halinde iken yapılan yol kontrolünden kaçmak amacıyla yeşil alan olan orta refüjden geçmesi sonucu direksiyon hakimiyetini kaybedip karşı şeritten gelmekte olan katılanın aracına çarpması sonucu maddi hasarlı kazaya sebep olduğu olayda; kasten işlenen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun unsurlarının oluştuğundan tebliğnamede bu yönde bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine dayanak teşkil eden uygulama maddesinin TCK’nın 50/1-a maddesi olarak gösterilmesi gerekirken TCK’nın 50. maddesi şeklinde gösterilmesi ve adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi sureti ile TCK’nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi ile hapis cezasının bir gün karşılığı olan meblağın belirlenmesi sırasında uygulama kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı olup,sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 4. fıkrasının hükümden çıkarılarak yerine “sanığın kişilik ve sosyal özellikleri nazara alınarak, sanığa verilen hapis cezasının TCK’nın 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine, sanığa verilen adli para cezasının TCK’nın 52/3. maddesi gereğince 150 tam gün karşılığı adli para cezası olarak belirlenmesine, TCK’nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL olarak hesabıyla 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmek suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.