YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/7340
KARAR NO : 2019/1635
KARAR TARİHİ : 07.02.2019
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : TCK’ nın 179/3 delaletiyle 179/2, 62, 50/1-a, 50/6, 52/4. maddeleri gereğince mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Adli sicil kaydına göre sabıkası bulunmayan sanık hakkında dosyaya yansıyan olumlu kişiliği nedeniyle TCK’nın 62. maddesinde tanımlanan takdiri indirim hakkı uygulanmasına ve talep edilmesine rağmen CMK’nın 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması ile ilgili olarak olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
1- Sanık hakkında tayin edilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında 5237 sayılı TCK’ nın 52/2. maddesinin gösterilmemesi,
2- Suç tarihinden önce hapis cezasına mahkumiyeti bulunmayan sanık hakkında, tayin edilen hapis cezasının yasal zorunluluk nedeniyle adli para cezasına çevrilmesi sırasında kanun maddesinin TCK’nın 50/1-a-3 maddesi yerine 50/1-a olarak gösterilmesi,
3- TCK’nın 50/6. maddesinde bulunan “yaptırımın” ibaresinin 01/03/2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 26/02/2008 tarih 5739 sayılı Kanunun 4. maddesi ile “tedbirin” olarak değiştirilmesi ile sözü edilen maddenin birinci fıkrasının “a” bendi uyarınca hapis cezasının paraya çevrilmesi seçenek yaptırım, diğer bentlerde düzenlenen hususların ise seçenek tedbir niteliğinde olduğu, TCK’nın 50/6. maddesinde hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesinin sonuçlarının düzenlediği, somut durumda ise sanık hakkında bir tedbir niteliğini haiz olmayan, kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği, kaldı ki bu durumun hükmün tesisi aşamasında değil, hükmün kesinleşmesinden sonra infaz aşamasında nazara alınacağı hususu gözetilmeksizin infazı kısıtlar biçimde, karar tesis edilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 07/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.