YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/8336
KARAR NO : 2019/7729
KARAR TARİHİ : 26.06.2019
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : Kişilerin huzur ve sükununu bozma, Özel hayatın gizliliğini ihlal
Hüküm : 1-Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraat
2- Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan TCK’nın 134/2, 62/1, 51/1-3-6-7- 8. maddeleri gereğince mahkumiyet
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan sanığın beraatine, özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, katılan vekili ve sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde:
Sanığın bir zamanlar duygusal birliktelik yaşadığı katılana 21/10/2014 ile 04/11/2014 tarihleri arasında üç adet mesaj atmasında mesaj sayısı ve zaman aralığı dikkate alındığında ısrar unsurunun gerçekleşmediği anlaşıldığından yerel mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA,
2- Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik katılan vekilinin ve sanığın temyiz istemlerinin incelenmesine gelince:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.10.2018 tarihli 2018/4-394 esas, 2018/478 karar sayılı kararında da açıklandığı üzere, TCK’nın 139/1. maddesine göre, aynı kanunun 134/2. madde ve fıkrasında düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun soruşturulmasının ve kovuşturulmasının şikayete tabi ve CMK’nın 253/1. maddesi gereğince uzlaşmaya tabi olduğu, katılana yapılan 06.11.2014 tarihli uzlaşma teklif formunda hakaret suçundan uzlaşma teklifinin yapılması nedeniyle soruşturma aşamasında usulüne uygun uzlaştırma işlemi yapılmadan kamu davasının açıldığı, mahkemenin de belirtilen eksikliği gidermediği anlaşılmakla, 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, katılan vekilinin ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeksizin hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 26.06.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.