YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/13465
KARAR NO : 2020/2732
KARAR TARİHİ : 12.03.2020
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Taksirle öldürme suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85/2 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09/11/2017 tarihli ve 2017/130 esas, 2017/447 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/01/2018 tarihli ve 2018/42 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 324/1. maddesinde yer alan “(1) Harçlar ve tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesinden yapılan her türlü harcamalar ve taraflarca yapılan ödemeler yargılama giderleridir.” ile anılan Kanun’un 325. maddesinde yer alan “(1) Cezaya veya güvenlik tedbirine mahkûm edilmesi hâlinde, bütün yargılama giderleri sanığa yüklenir.(2) (Değişik fıkra: 06/12/2006 – 5560 S.K.27.md) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesi hallerinde de birinci fıkra hükmü uygulanır.” biçimindeki düzenlemeler ile,
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 07/10/2016 tarihli ve 2016/5539 esas, 2016/13189 karar sayılı ilamında yer alan “…katılanın kendisini vekil ile temsil ettirdiği ve sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında, katılan lehine sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden anılan karara yönelik itirazın bu yönden kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden…BOZULMASINA” şeklinde açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, somut olayda katılanların kendilerini vekil ile temsil ettirdiği ve sanık … hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği nazara alındığında, katılanlar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığının 04.12.2019 gün ve 94660652-105-55-8572-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2019 gün ve 2019/124670 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itiraz kanun yoluna başvurulması hâlinde, itiraz merciinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesinin şartlarının oluşup oluşmadığı, bu kapsamda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını etkileyecek hukuka aykırılık ile kararda hukuka aykırılık bulunup bulunmadığını inceleyebileceği, açıklanmayan mahkumiyet hükmü içeriğindeki hukuka aykırılıkların ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarını etkilemesi halinde denetlenebileceği, bu kararın varlık ve uygulanma koşullarını etkilemeyip hükmün bünyesine dahil hukuka aykırılıkların ise olağan kanun yolu ile düzeltilmesi mümkün olup, somut olayda ancak hükmün açıklanması halinde temyiz kanun yolu ile incelenebileceği anlaşılmakla, Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 24/01/2018 tarihli ve 2018/42 değişik iş sayılı kararına yönelik Kanun Yararına Bozma talebinin 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.