YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2081
KARAR NO : 2021/47
KARAR TARİHİ : 11.01.2021
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davanın Reddi
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat talebinin dayanağı olan Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2006/237 Esas – 2006/472 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama suçundan 28/05/2006 – 31/08/2006 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 23/05/2007 tarihinde kesinleştiği, davacının tazminat talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece söz konusu davanın 23/05/2007 tarihinde kesinleştiği davanın ise 07.04.2016 da açıldığı, 5271 sayılı CMK’nın 142/1 ve 142/3 maddeleri gereğince tazminata esas dosyanın kesinleşmesinden 1 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığından bahisle tensiben reddine hükmedildiği anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre,
1-Davacının tazminat talebine ilişkin olarak maliye hazinesine dava dilekçesi tebliğ edilerek, 5271 sayılı CMK’nın 142/7. maddesi gereğince duruşma açıldıktan sonra bir karar verilmesi gerekirken davanın tensiben reddine karar verilmesi,
2-Dosya içeriğine göre, dava açtığı tarihte başka suçtan hükümlü olarak cezaevinde bulunan davacının almış olduğu hapis cezasının süresi dikkate alınarak kendisine vasi atanmış olup olmadığı araştırılarak, varsa vasisinin dava açma hususunda izin alması için kendisine süre verilmesi, izin alınmaması halinde dava açma ehliyeti bulunmayan davacının tazminat talebine ilişkin dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Dava dilekçesinde talep edilen tazminat miktarının belirtilmemesi karşısında, davacı tarafa, talep edilen tazminat miktarı açıklattırılarak, sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, davacının ve davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebepten dolayı sair yönleri incelenmeksizin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 11.01.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.