Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2019/7645 E. 2020/7105 K. 15.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7645
KARAR NO : 2020/7105
KARAR TARİHİ : 15.12.2020

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle Yaralama
Hüküm : TCK’nın 73/4. ve CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca düşme

Taksirle yaralama suçundan sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre;
1-Olay günü, gündüz vakti, meskun mahal dışı iki şeritli iki yönlü asfalt Devlet karayolunda 1.25 promil alkollü olan sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile viraja geldiği sırada direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun soluna doğru savrularak takla atması sonucunda sanığın aracında yolcu olan müştekinin 6. derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanması ile sonuçlanan olayda, bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 89/1, 22/3, 89/2-b. maddeleri kapsamında kalması nedeniyle TCK’nın 89/5. maddesinin 2. cümlesi uyarınca takibinin şikayete bağlı olmadığı, sanık hakkındaki şikayetten vazgeçilmiş olsa da sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden şikayet yokluğu nedeniyle kamu davasının düşürülmesine karar verilmiş olması, ayrıca;
2-Bozma ilamına uyulduğu takdirde, sanığa isnat edilen taksirle yaralama suçu için TCK’nın 89. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen temel ceza miktarı itibariyle, 5271 sayılı CMK’nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile yeniden düzenlenmiş olan ve 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan ”Basit yargılama usulü” düzenlemesine tabi olacağı; Anayasa Mahkemesinin 19.08.2020 tarihli ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas-2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile, kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1-d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği anlaşıldığından; Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararı doğrultusunda CMK’nın 251. maddesi hükümlerinin değerlendirilmesi gerekmesi;
Kabule göre de;
Sanığın şikayetten vazgeçmeyi kabul edip etmediğine ilişkin beyanlarının alınmadığı anlaşılmakla, TCK’nun 73/6. maddesi uyarınca sanıktan vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak sonuca göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması;
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme olarak BOZULMASINA, 15/12/2020 tarihinde oybirliğiyle ile karar verildi.