Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2019/8067 E. 2020/3707 K. 17.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/8067
KARAR NO : 2020/3707
KARAR TARİHİ : 17.06.2020

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması ile;
2863 sayılı Kanun’un 67/2, TCK’nın 62, 52/2, 53, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 2863 sayılı Kanunun 67/2, TCK’nın 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair Tuzla 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/03/2010 tarihli ve 2010/2 esas, 2010/333 karar sayılı kararının 13/04/2010 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 29/01/2015 tarihinde TCK’nın 179/3 maddesi delaletiyle TCK’nın 179/2. maddesinde tanımlanan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği ve İzmir 33. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/219 esas 2015/321 karar sayılı kararı ile bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verildiği, hükmün 04/06/2015 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair İstanbul Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/11/2015 tarihli ve 2015/149 Esas – 2015/638 Karar sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Suçtan zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığına dava ihbar edilmediğinden, 08/03/2010 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulünce kesinleştiğinin ve beş yıllık denetim süresinin başlaması ile 5271 sayılı CMK’nın 231/8. maddesi uyarınca dava zamanaşımının durduğunun kabul olunamayacağı, bu durumda, sanık yönünden zamanaşımını kesen en son işlem 02/02/2010 tarihli savunma olup, 08/03/2010 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı usulünce kesinleşmediğinden, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlendiği gerekçesiyle hükmün açıklanmasına dair 17/11/2015 tarihli kararın hukuki değerden yoksun bulunduğu anlaşılmakla;
Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem 2863 sayılı Kanunun 67/2. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem, 02/02/2010 tarihli savunma olup, anılan tarihten itibaren 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olmakla, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK’nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından, hükmün, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE, 17/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.