YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10129
KARAR NO : 2023/4177
KARAR TARİHİ : 19.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/69 E. 2015/551 K.
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sinop 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2015 tarihli ve 2014/69 Esas, 2015/551 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun’un 74 üncü maddesinin birinci fıkrası, 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 02.11.2020 tarihli ve 2016/136976 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık müdafiinin temyiz isteği;
Sanığın savunmasında, soruşturma aşamasındaki beyanını tekrar ederek suç işleme kastının olmadığını belirttiğine,
Sanığın dedesini ziyaret amaçlı olay yerinde olduğuna ve suç üstü halinin olmadığına, bu durumun diğer sanıklar tarafından da doğrulandığına,
Sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Yerel Mahkemenin Kabulü;
1.”Olay tarihinde Erfelek İlçe Jandarma Komutanlığının sanık …’nin kendisine ait olan bahçede define bulmak için kazı yaptığının ihbarının gelmesi üzerine kolluk görevlilerince olay yerine gidildiği ve olay yerinde bulunan arazide 7,30 metre boyunda 2,30 derinliğinde 2,40 metre genişliğinde kazı yapıldığının görüldüğü, sanıkların alınan savunmalarında sanıklar … ile …ın üzerlerine atılı suçlamayı kabul etmediklerini ve bahçelerindeki moloz yığınını toprağa gömmek için söz konusu kazıyı yaptıklarını söylediklerini, sanık …’un ise alınan beyanında atılı suçlamayı kabul ettiğini, olay tarihinde yaptıkları sondajda herhangi bir şey bulamadıklarını beyan ettiği, sanık …’un bu beyanı ve yapılan ihbar karşısında sanıklar … ve …ın suçtan kurtulmaya yönelik beyanda bulundukları anlaşılmakla beyanlarına itibar edilmediği ve sanıkların bahse konu yerde kültür varlığı bulabilmek amacıyla kazı yaptıkları ve üzerlerine atılı suçu bu şekilde işledikleri anlaşıldığından sanıkların 2863 sayılı yasanın 74/1 maddesi gereğince cezalandırılmalarına, söz konusu kazı yapılan alanla ilgili herhangi bir koruma kararının olmaması sebebiyle sanıklar hakkında 2863 sayılı yasanın 74/1-2. cümlesi gereğince 1/3 oranında indirim yapılmasına, sanıkların duruşmalardaki iyi halleri nazara alınarak haklarında TCK. 62 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılmasına, sanıklar … ve …ın sabıkasız kişilikleri ve bir daha suç işlemeyeceklerine dair mahkememizce olumlu kanaat oluştuğundan haklarında CMK. 231 maddesinin uygulanmasına, sanık …’un ise adli sicil kaydının incelenmesinde; hakkında daha önceden verilmiş HAGB kararı verilmiş olması sebebiyle ve bir daha suç işlemeyeceğine dair mahkememize oluşmaması ve yasal şartlarının bulunmaması sebebiyle hakkında TCK. 50, 51 ve CMK. 231 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. “denilmektedir.
2.Sanık yakalama yoluyla alınan savunmasında; “Atılı suçlamayı kabul ediyorum iddia aynen doğrudur ve olay iddianamede atılı olduğu şekilde meydana geldiği gibi yaptığımız sondajda herhangi bir şey bulamadık bu konuda daha öncesi beyanda bulundum bu beyanımı aynen tekrar etmekle birlikte atılı suçu işleme kastım yoktur arsa dedeme ait idi halen Rusya da çalışıyorum beraatime karar verilsin.” demiştir.
3.Temyiz dışı sanık … savunmasında; “Ben 15.04.2014 tarihli yazılı savunmamı aynen tekrarlarım üzerime atılı suçlamayı kabul etmem öncelikle beraatimi isterim mahkeme aksi kanaatte ise hakkımda HAGB hükümlerinin uygulanmasını talep ederim katılma hususunun takdirini mahkemeye bırakırım.” demiştir.
4.Temyiz dışı sanık … savunmasında; “Suçu kabul etmiyorum, olay tarihinde ben ailemi ziyaret amacı ile İstanbul dan Sinop Erfelek ilçesindeki köyümüze gitmiştim, sanıklardan … babamdır, sanık … yeğenimdir ancak kesinlikle kültür varlıkları bulmak için izinsiz kazı ve sondaj yapmadık, kazdığımız yer yanan evimizin bahçesidir, … ve gerecimiz olmadığı ve maddi durumumuz da iyi olmadığı için yangından kalan taş ve molozları dışarıya taşıyamıyacaktır bu nedenle bahçeyi kazıp toprağa gömmek istedik, daha doğrusu babam … öyle uygun gördü, biz de kazdık, bunun dışında herhangi bir kazı veya kültür varlığı bulmak gibi bir niyetimiz yoktur, suçsuzum, savunmam bundan ibarettir, Jandarma da da aynı şekilde ifade verdim.” demiştir.
5.Müze Müdürlüğü raporunda, dava konusu yerin sit alanı ya da 2863 sayılı Kanun kapsamındaki yerlerden olmadığı belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Olay günü saat 11:00 sıralarında … isimli şahsın kendisine ait bahçede define bulmak için kazı yaptığı yönünde gelen ihbar üzerine kolluk ekiplerince olay yerine intikal edildiği, bahse konu yerin … ve … isimli şahıslara ait evlerin arasında, mahalle yolu kenarında bir arazi olduğu, bahse konu yerde yoldan bakıldığında kazı çukurunun görüldüğü, kazı yapılan yerin yanında sanık …’nin olduğu, yanında kazıya yarar herhangi bir alet olmadığı, kazı çukurunun en derin yerinin 2.30 m, genişliğinin 2.20-2.40 m olduğu, …’ye kazıyı kimin yaptığı sorulduğunda, kendi arazisi olduğunu, daha önce burdaki evinin yandığını, evden kalan taşları gömmek için oğlu Nihat ve torunu … ile kazı yaptıklarını beyan ettiği hususlarının tespit edildiği, sanık …’un yakalama yoluyla alınan savunmasında, üzerine atılı suçlamayı kabul ettiği, yaptıkları sondaj neticesinde herhangi bir şey bulamadıklarını beyan ettiği anlaşılmakla, mahkemece sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Kabule göre; dava konusu yerde bağımsız arkeolog bilirkişi refakatinde keşif yapılarak, kazı mahallinin sit alanı ya da 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gerekli başka bir yer olup olmadığı tereddütsüz şekilde tespit edilerek, sonucuna göre sanık hakkında 2863 sayılı Kanunun 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeksizin, davanın tarafı konumundaki Müze Müdürlüğü raporu hükme esas alınmak suretiyle 74 üncü maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesine ilişkin uygulama yapılması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sinop 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2015 tarihli ve 2014/69 Esas, 2015/551 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2023 tarihinde karar verildi.