YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/10854
KARAR NO : 2021/8652
KARAR TARİHİ : 07.12.2021
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Taksirle öldürme suçundan sanık …’in mahkumiyetine, sanık …’in beraatine ilişkin hükümler sanık … müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklardan …’in temsile yetkilisi olduğu … Tarım Ürünleri Anonim Şirketinde diğer sanık …’in de işçi olarak çalıştığı, suç tarihinde şirket tarafından kiralanan sanık …’e ait nar bahçesindeki ağaçların üzerlerine gölge yaratmak amacıyla file koruma örtüsü kurmak için yaklaşık 3,5 metre uzunluğundaki beton direk dikimi ve tel germe işi sırasında aynı şirkette tarım işçisi olarak çalışan Sıtkı’nın çıkmış olduğu üç ayaklı altı basamaklı seyyar demir merdivenin devrilmesiyle düştüğü, sabitlemeye çalıştığı beton direğin de kendisinin üzerine düşmesi sonucu hayatını kaybettiği olayda,
1-Sanık … hakkındaki mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz taleplerinin değerlendirilmesinde;
Sanık …’in aynı zamanda tarımsal üretimden de sorumlu başkan yardımcı sıfatıyla şirket işleyişinde görev yaptığının dosya arasında bulunan organizasyon şemasında gösterildiği, her ne kadar tarımsal üretim kısmından sorumlu bir … baş mühendisi ve altında bir de … mühendisi görevlendirmiş ve kendilerine işlerin yürütülmesi sırasında … sağlığı ve güvenliği kurallarına uyulmasını sağlamak ve bu konuda elemanlarına gerekli eğitimi aldırmak hususunda sorumluluk yüklemiş ise de; üretimden sorumlu baş … mühendisinin veya onun altında görevli diğer … mühendisinin … güvenliği ve sağlığı konusunda uzman kişilerden olmaması dolayısıyla kendilerine bu şekilde bir sorumluluk yüklenerek işçilerin … sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin aldırılması ile … güvenliğine yönelik önlemlerin alınması gerekliliği konusunda kendisine kanun tarafından yüklenen sorumluluklarından kurtulamayacağı anlaşıldığından, ehil … güvenliği uzman sıfatı bulunmayan … mühendisleri eliyle işçilerin … güvenliğine yönelik önlemlerin alınmasının sağlanmaya çalışılması; ancak söz konusu çalışma sırasında güvenliği sağlayacak herhangi bir tedbir alınmamış olması dolayısıyla kusurlu olduğunun kabulü gerektiği cihetiyle yapılan incelemede;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafinin sanığın kusursuz olduğuna, cezanın niteliğine, katılanlar vekilinin ise; kusur durumuna yönelik yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak;
Sanık hakkında 2 yıl 3 ay olarak belirlenen temel cezadan TCK’nın 62/1 maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken netice cezanın 1 yıl 10 ay 15 gün olarak belirlenmesi gerekirken hesap hatası yapılarak 1 yıl 11 ay 15 gün olarak tayin edilerek sanık hakkında fazla ceza tayini,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün (2) ile numaralandırılan kısmının 2. paragrafındaki “1 yıl 11 ay 15 gün” ibaresinin “1 yıl 10 ay 15 gün” olarak değiştirilmek suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Her ne kadar tebliğnamede sanık … müdafiisinin de sanık hakkındaki hükmü temyize getirdiğinden bahsedilmiş ise de; sanıklar … ve …in ortak müdafiisi bulunan vekilin 12.04.2016 tarihli temyiz dilekçesinde hükmü yalnız sanık … yönünden temyiz ettiğini, sanık … hakkında verilen beraat hükmüne yönelik itirazı olmadığını bildirmesi karşısında, sanık … hakkındaki beraat hükmüne yönelik yalnız katılanlar vekilinin temyiz talebi bakımından yapılan incelemede;
İşçilerin sevki ve ulaşımından sorumlu olan emir, talimat verme yetkisi bulunmayan vasıfsız işçi sıfatındaki sanık …’in söz konusu kaza ile ilgili alacağı herhangi bir tedbir bulunmadığından kendisine atfı kabil kusur bulunmadığı anlaşılarak yapılan incelemede;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekilinin sanığın kusurlu olduğuna ve eksik incelemeye yönelik yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak;
Sanığın atılı suç bakımından kusuru bulunmadığının anlaşılmasına ve hükmün gerekçe kısmında da kabulün bu yönde yapılmasına rağmen; sanık hakkındaki beraat hükmünün atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut, ikna edici, cezalandırılmasına yeterli delil elde edilemediğinden bahisle CMK’nın 223/2-e maddesine dayandırılması,
Kanuna aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün (3) ile numaralandırılan kısmındaki 1. paragrafının hükümden çıkarılarak “Her ne kadar sanık … hakkında taksirle öldürme suçu nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 85/1 maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın yüklenen suç bakımından kusuru bulunmadığı anlaşıldığından CMK’nın 223/2-c maddesi gereğince BERAATİNE,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 07/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.