Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/11214 E. 2022/10321 K. 21.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11214
KARAR NO : 2022/10321
KARAR TARİHİ : 21.12.2022

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme

Taksirle öldürme suçundan sanık …’ın beraatine ilişkin hüküm katılanlar vekili tarafından, sanık …’nün mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık … müdafii ve katılanlar vekili tarafından, sanık …’in mahkumiyetine ilişkin ise sanık … müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dosya içeriğine göre; gemi yapımında kullanılan demir çubukların istif hale getirilme işinin yapıldığı … Çelik Fabrikası haddehane bölümünde, olay günü saat 22:30 sıralarında vinci kullanan …’nın, demir çubukları doğrultma makinesinin motor fan koruyucusuna çarparak kapağının yere düşmesine yol açtığı ve yere düşen motor fan kapağının bulunduğu yere gittiği sırada vinç operatörü olan sanık …’in aynı demeti yerine koymak için vinci hareket ettirmesi neticesinde …’nın doğrultma makinesi ve demir … demetinin arasında sıkışmasına sebebiyet verdiği ve … Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 15/07/2013 tarihli otopsi raporuna göre; künt göğüs travmasına bağlı sternum (göğüs kemiği) ve çok sayıda kaburga kırıkları ile birlikte iç organ ve büyük damar yırtılmasından gelişen iç kanama sonucu öldüğü olayda,
Bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 08/04/2015 tarihli raporda: deneyimli bir işçi olan ölenin, yeterli dikkat ve özeni göstermeyerek vincin kaldırıldığı sırada güvenli mesafade durmaması sebebiyle asli kusurlu olduğu, vinç operatörü olan sanık …’in, kullandığı vincin taşıdığı yükün hareket alanı içindeki tehlikeli bölgede başka bir kişinin bulunup bulunmadığını kontrol etmesi gerektiği halde gerekli dikkat ve özeni göstermemesi sebebiyle asli kusurlu olduğu, genel müdür yardımcısı ve … veren vekili olan sanık …’nün, … sağlığı ve güvenliği konusundaki denetim ve yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle tali kusurlu olduğu, fabrikanın haddehane bölümünde genel sorumlu ve vardiya amiri olan sanık …’ın ise kaza anında … yerinde bulunmadığı ancak kaza anında başka bir vardiya amirinin bulunması ve olayın vinçteki bozukluk veya aksaklıktan kaynaklanmaması sebebiyle kusurunun bulunmadığı belirtildiği, anlaşılmakla yapılan incelemede;
A.Sanık …’ın beraatine ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekilinin beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz sebebinin reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
B.Sanık …’in mahkumiyetine ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde ;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin ceza miktarına, sanık … müdafinin eksik incelemeye, kusur durumuna ve ceza miktarına ilişkin temyiz sebeplerinin reddine , ancak;
Sanık … hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken TCK’nın 50/4. maddesi yönlendirmesi ile TCK’nın 50/1-a maddesi olarak gösterilmesi gerekirken TCK’nın 50/4. maddesi olarak gösterilmesi ve hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken, adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısı ve uygulama maddesi olan TCK’nın 52/3. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine aykırı hareket edilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 2. fıkrasındaki dördüncü paragrafların çıkarılarak yerine ”Sanık …’in sosyal ve ekonomik durumu nazara alınarak, TCK’nın 50/4. maddesi yollamasıyla 50/1-a.maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesine; TCK’nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 910 tam gün olarak belirlenmesine, TCK’nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL hesabıyla 18.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
C.Sanık …’nün mahkumiyetine ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanlar vekilinin ceza miktarına, sanık … müdafinin kusur durumuna ve sair nedenlere ilişkin temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Yukarıda izah edildiği şekilde gerçekleşen olayda, … veren vekili olan sanık …’nün … sağlığı ve güvenliği konusundaki denetim ve yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle kusurlu olduğundan bahisle yerel mahkeme tarafından sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de; … veren vekili olan sanık …’nün, fabrikaya A sınıfı … güvenliği uzmanı olan …’ı görevlendirdiği, … sağlığı ve güvenliği konusundaki denetim ve yükümlülüklerinin bu kişiye ait olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 21/12/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.