YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/11497
KARAR NO : 2023/4167
KARAR TARİHİ : 19.10.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/448 E., 2016/83 K.
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Pazar (Rize) Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/448 Esas, 2016/83 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 20.11.2020 tarihli ve 2016/247368 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteği;
Kararın yasaya aykırı olduğuna,
Sanığın Koruma Kurulundan izin alması gerekirken almadığına,
Yapı maliki olan dava dışı …’e belediye tarafından, ruhsata tabi olmayan işlerin yapılabileceğine ilişkin olarak verilen iznin herhangi bir geçerliliğinin olmadığına,
Sanığın cezalandırılması gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. Yerel Mahkemenin Kabulü;
1.”İddia, sanık savunması, yapılan keşif ve keşif sonucu alınan fen ve inşaat bilirkişi raporları, mahalli bilirkişi beyanı, Trabzon KTVKK Müdürlüğünün ve Rize Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün cevabı yazıları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar sanık hakkında 2863 sayılı yasaya muhalefet suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmış ise de, sanığın inşaat yaptığı yerde daha önce de ev bulunduğu, sanığın tadilet ve tamirat işlerini yaptığı ancak bu işlemler için de izin aldığı anlaşılmakla sanığın beraatine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” denilmektedir.
2.Sanık savunmasında; “Ben bu yere ilişkin sadece çatı değişikliği yaptım ve sadece yaptığım bu değişiklikler için belediyeden iznim var. Evin eski hali ile belediyeden almış olduğum yazıyı da dosyaya sunuyorum. Suçlamayı kabul etmiyorum.” demiştir.
3.Mahkemece mahallinde 20.11.2015 tarihinde icra edilen keşif neticesinde alınan fen bilirkişi raporunda; dava konusu yerin 149 ada 65 parsel olduğunu, tapuda dava dışı … adına kayıtlı olduğunu, 3. derece doğal sit alanı içerisinde kaldığını tespit ettiği anlaşılmıştır.
4.Keşif neticesinde alınan inşaat bilirkişi raporunda; dava konusu yerin 3.derece doğal sit alanında kaldığı, dava konusu parsel üzerinde iki katlı yığma, dış cephesi ahşap kaplı, çatısı yapılmış ve sac kaplı, kapı ve pencere doğramaları yapılmış, konut amaçlı kullanılan yapı olduğu, bina vasfında olduğu, dava konusu eylemler için Koruma Kurulundan izin alınması gerektiği belirtilmiştir.
5.Dava konusu yerin doğal sit alanı olarak tesciline dair kurul kararının mahallinde mutad vasıtalarla ilan edildiğine dair belgeler dosya kapsamındadır.
6.Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından, sanığın dava konusu eylemler için izin talebinin olmadığı belirtilmiştir.
7.Sanık tarafından dosyaya, Çamlıhemşin Belediye Başkanlığı tarafından düzenlenen, 15.09.2014 tarihli, “dilekçe cevabı” konulu, …’e hitaben, “Tarafınıza ait 149 ada 65 parseldeki yapıda imar kanununun 27. maddesinde belirtilen ruhsata tabi olmayan iş ve işlemler yapılabilecektir.” şeklindeki yazısı ve yazı ekinde taşınmazın eski haline ilişkin fotoğraf ibraz edildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
16.04.2015 tarihinde, doğal sit alanı içerisinde önceden var olan eski evin üzerine kat inşaatı yapıldığı, ön cepheden bakıldığında sol tarafında eklenti yapılmış olduğu, kaba inşaatın tamamlanmış olduğu ve üstünün ahşap malzeme ile sac malzeme kullanılarak çatı ile kapatılıyor olduğu hususlarının tespit edildiği, sanığın savunmasında, yalnızca çatı değişikliği yaptığını, bunun için de belediyeden izin aldığını ileri sürdüğü, her ne kadar mahkemece sanığın belediyeden izin aldığından bahisle beraatine karar verilmiş ise de; icra edilen keşif neticesinde alınan bilirkişi raporları ile, dava konusu yerin III. derece doğal sit alanı içerisinde kaldığının, eylemin bina vasfında olduğunun tespit edildiği, taşınmazın önceki haline ilişkin resimleri, dava konusu eylemlerin ilk tespitine ilişkin resimleri ve keşif gününe ilişkin resimlerinin karşılaştırılmasında, var olan binanın üzerindeki çatının kaldırılarak briket örülmek suretiyle yeni çatı katı yapıldığı, üzerine çatı yapıldığı, tespit tarihinde henüz inşaat halinde iken, sanığın eylemine devam ettiği ve keşif günü itibariyle inşaatın bitirilmiş durumda olduğu, sanığın sunduğu izin belgesinin dava dışı kişi adına ve ruhsata tabi olmayan işlemler için verildiği, sanığın eyleminin niteliği de göz önüne alındığında Koruma Kurulundan izin alınması gerektiği anlaşılmakla, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Pazar (Rize) Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/448 Esas, 2016/83 Karar sayılı kararına yönelik mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2023 tarihinde karar verildi.