YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1187
KARAR NO : 2022/60
KARAR TARİHİ : 10.01.2022
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’nın 85/2, 22/3, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4, 53/6. maddeleri gereğince mahkûmiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanlar vekili Av. …’ün, süresi içinde yaptığı duruşmalı inceleme isteminin, hükmedilen cezanın adli para cezasından ibaret olması nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 318. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Olay günü saat 15:30 sıralarında, sanık …’ın sevk ve idaresinde bulunan aracı ile yanında tanık … ile birlikte meskun mahal dışında, gündüz vakti 5.20 metre genişliğindeki iki yönlü iki şeritli ıslak zeminli virajlı asfalt kaplama köy yolunda seyir halinde iken, olay mahalline geldiğinde şerit ihlali yaparak karşı yönden kendi şeridinde gelen …’ın sevk ve idaresinde bulunan aracın sağ ön yanına, kendi aracının sol ön yanı ile 23.70 metre fren izi mesafesi ile çarpması sonucu, sürücü …’ın öldüğü, aynı araçta yolcu olarak bulunan …’ın ise, Adli Tıp Kurumunun 28/10/2015 tarih 2015/17429 sayılı raporunda; “Dava dosyasına konu olay nedeniyle kişinin yaşamını tehlikeye sokmadığı, basit bir tıbbı müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, kırıkların müştereken yaşam fonksiyonuna etkisi ağır (5) derece olduğunun” bildirildiği olayda; mahkemece, sanığın kendi şeridinden çıkıp karşı şeride girerek kazaya sebep olması nedeniyle bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş ise de; sırf şerit ihlali yapmanın bilinçli taksir hali sayılamayacağı, Jandarma Trafik Tim Komutanlığı görevlilerince düzenlenen 30/06/2015 tarihli kaza tespit tutanağına göre, olay mahallinde sollama yasağı bulunmadığı, sanığın tam kusurlu şekilde şerit ihlali yaparak kazaya sebebiyet verdiği, ayrıca sanığın hız sınırının 90 km/sa olduğu mahal şartlarının iki katı ve üzerinde bir hızla seyrettiğine dair herhangi bir tespitin de dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmakla, bilinçli taksir koşulları bulunmadığı nazara alınmadan, hatalı gerekçe ile sanığa hükmolunan cezada 5237 sayılı TCK’nın 22/3. maddesi gereğince arttırım yapılmak suretiyle sanığa fazla ceza tayini,
Kabul ve uygulamaya göre de;
TCK’nın 50/4. maddesinde, taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezasının usun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebileceği, ancak, bu hükmün, bilinçli taksir halinde uygulanmayacağı belirtilmiş olmasına karşın, meydana gelen olayda bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu mahkemece de kabul edilen sanık hakkında tayin edilen uzun süreli hapis cezasının paraya çevrilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafii ve katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, 10.01.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.