YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/1688
KARAR NO : 2020/6490
KARAR TARİHİ : 26.11.2020
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : CMK’nın 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanması ile; 2863 sayılı Kanunun 67/1, 75, TCK’nın 62/1, 53/1.maddeleri gereğince mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 2863 sayılı Kanunun 67/1, 75, TCK’nın 62/1. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair Akşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 12/02/2013 tarihli ve 2012/396 esas, 2013/97 karar sayılı kararının 03/04/2013 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 11/11/2017 tarihinde 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçunu işlediği ve Akşehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükmün 29/11/2019 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair Akşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/03/2020 tarihli ve 2020/30 Esas, 2020/102 Karar sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Suçtan zarar gören … vekilinin temyiz istemi davaya katılma talebi olarak değerlendirilmiş olup, müşteki kurumun 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verilmek suretiyle yapılan incelemede;
Kolluk ekiplerine sanığın kaçak kazı neticesinde çıkardığı tarihi eser niteliğindeki eserleri ikametinde sakladığına ilişkin gelen ihbar üzerine, alınan arama kararına istinaden sanığın ikametgahında yapılan aramada, dosya içerisinde mevcut bağımsız arkeolog bilirkişi raporu ile 3’ü 2863 sayılı Kanun kapsamında olduğu tespit edilen eserlerin ele geçirildiği, sanığın savunmasında, eserlerin bir kısmının ailesinden kaldığını, bir kısmını ise satın aldığını beyan ettiği anlaşılan dosya kapsamında;
Mahkemenin 20/03/2008 tarih 2007/622 Esas, 2008/214 sayılı kararının, yalnızca sanık tarafından temyiz edilerek Dairemizin 12/04/2012 tarih, 2011/8619 Esas, 2012/10046 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verildiği, bozma ilamında; sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanunun 70. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğunun gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış olduğundan, sanığın kazanılmış hakkı göz önüne alınarak bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanığın, denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlemesi nedeniyle yeniden ele alınan dosyada, suçtan zarar gören … davadan haberdar edilerek, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükme son fıkra olarak “Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan kurum lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 3400 TL vekalet ücretinin sanıktan tahsili ile katılan kuruma verilmesine ”ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 26/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.