Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/2065 E. 2022/2903 K. 13.04.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2065
KARAR NO : 2022/2903
KARAR TARİHİ : 13.04.2022

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle öldürme
Hüküm : TCK’ nın 85/2, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4, 63, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay günü saat 16:00 sıralarında, …’ın sevk ve idaresinde bulunan ve içerisinde katılanlar …., .., …, … ve …’ın da bulunduğu aracı ile meskun mahalde, orta refüjle bölünmüş tek yönlü yolda seyir halindeyken, taşıt yolu üzeri trafik işaret ve levhası bulunan kavşakta, kavşağa giriş yaparken sağ tarafında kavşak başında kendisine hitap eden “DUR” levhasına dikkat etmeyerek kavşağa giriş yaptığı ve solundan gelen araca ilk geçiş hakkını vermeden, kavşaklarda geçiş önceliğine uymama kuralını ihlal ederek sanık …’ın sevk ve idaresinde bulunan servis otobüsü ile çarpışması sonucu, sürücü …’ın öldüğü, ölenin kullandığı araçta yolcu olarak bulunan katılanlar …, …, … ve …’ın hayati tehlike geçirecek ve vücutlarında kemik kırığı oluşacak şekilde, katılan …’in ise basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde sanığın tali kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği olayda;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23/01/2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK’nın 52/4. maddesine yönelik uygulamaya hükümde yer verilmemesi bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında hükmedilen uzun süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilirken uygulanan Kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 232/6. maddesine ve adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK’nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi;

Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konularda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün (B-4) bendinin çıkarılarak yerine, “Sanığın üzerine atılı suçu taksirle işlemiş olması, tali kusurlu oluşu, olayın oluş şekli, sanığın ekonomik ve sosyal durumu ile kişiliğine göre TCK’nın 50/4 maddesi delaleti ile 50/1-a maddesi gereğince, hakkında verilen 5 yıl hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine, TCK’nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 1825 tam gün olarak belirlenmesine, TCK’nın 52/2. maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı adli para cezasının takdiren 20 TL hesabıyla 36.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibarelerinin yazılması ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnamedeki isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13/04/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.