Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/2139 E. 2021/8098 K. 22.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2139
KARAR NO : 2021/8098
KARAR TARİHİ : 22.11.2021

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile 16.439,47 TL maddi ve 33.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine

Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Tazminat talebinin dayanağı olan Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/218 Esas ve 2011/107 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının kasten öldürmeye teşebbüs suçundan 18/12/2008 – 10/05/2011 tarihleri arasında 873 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, davanın tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununa tabi olduğu;
Davacının 20.000,00 TL maddi, 75.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece 16.751,91 TL maddi, 33.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesi üzerine dairemizce yapılan incelemede, tazminat davasının dayanağı olan ceza dava dosyası celp edilip incelenerek davacı hakkında verilen beraat hükmünün hangi tarihte kesinleştiği tespit edilerek, 19/09/2014 tarihinde açılan tazminat davasının beraat hükmünün kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde açılıp açılmadığının tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi, davacı tarafın ıslah talebinin davalı tarafa bildirilmesi, maddi tazminatın 16.439,47 TL olarak belirlenmesi, aynı konu ve nedene dayalı olarak açılmış başka bir dava olup olmadığının araştırılması ve dava türünün gerekçeli karar başlığında hatalı gösterilmes gerekçeleri ile hükmün bozulması üzerine yerel mahkemece duruşma açılıp, 16.439,47 TL maddi, 33.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5271 sayılı CMK’nın 142/1. maddesinde koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemlerinin her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceğinin belirtildiği, bu kapsamda tazminat talebinin dayanağı olan Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/05/2011 tarih, 2009/218 Esas ve 2011/107 Karar sayılı kararı hakkında, 5237 sayılı TCK’nın 81/1, 35/2, 53/1-a-b-c-d-e, 53/3. maddeleri uyarınca (3 kez) 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin olarak uygulama yapılan, mahkumiyet hükmü verilen sanık… müdafii tarafından temyiz edildiği, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 25/09/2013 gün, 2013/3290 Esas, 2013/5210 Karar sayılı kararıyla sanık… lehine bozulduğu, davacı aleyhine bir temyizin söz konusu olmadığı, mahkemece davacı hakkındaki beraat hükmünün kesinleştirme işleminin ne zaman yapıldığına ilişkin Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesine yazılan müzekkereye verilen cevapta, davacı hakkındaki kesinleştirme işleminin sanık… hakkında Yargıtayca yapılan inceleme neticesinin davacıya da yansıyabileceği düşüncesi ile inceleme sonuna bırakıldığı, temyiz edilen hükmün CMUK’ın 326 maddesi uyarınca davacıya sirayetinin mümkün olmadığı çünkü davacı hakkında herhangi bir temyiz incelemesinin yapılmadığı, davacı hakkındaki beraat hükmünün tefhimle birlikte 17/05/2011 günü mesai saati itibarıyla kesinleştiği, 04/11/2013 tarihli kesinleştirme işleminin hukuksal gerçeklikten, haklı dayanaktan yoksun olduğu, tazminat davasının 17/05/2012 tarihine kadar açılması gerekirken, hükmün kesinleşme tarihini izleyen bir yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 19/09/2014 tarihinde açıldığı gözetilerek süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 22/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.