YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/2317
KARAR NO : 2020/5406
KARAR TARİHİ : 21.10.2020
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat
Temyiz Edenler : Sanık müdafii, Katılan vekili
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, sanık müdafinin temyiz isteminin vekalet ücreti ile sınırlı olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Olay günü, … plakalı aracın… Caddesi üzerinden …Sokağına dönüş yaptığı sırada yol üzerinde park halinde bulunan katılan …’in aracı ile park halindeki diğer araçlara çarptığı, araçlarda maddi hasar oluştuğu, temyiz kapsamı dışında olup 0,87 promil alkollü olan sanık …’un aracı kendisinin kullandığını beyan etmesi üzerine hakkında trafik güveliğini tehlikeye sokma suçundan açılan davanın yargılaması sırasında, aracı eski arkadaşı olan …’nün kullandığını, ailesine durumu söyleyemeyeceğini belirttiği için suçu kendisinin üstlendiğini, aracı kendisinin kullanmadığını savunması ve savunmasında belirttiği yargılamada ilk kez dinlenen tanıkların olay tarihinde aracı sanığın kullanmadığını belirtmeleri üzerine …’un trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan beraati ile adı geçen hakkında suç üstlenme suçundan; … hakkında ise trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan ihbarda bulunulması üzerine açılan kamu davasında, sanık …’nün alkollü olduğuna yönelik bir tespitin bulunmaması, sanığın aracı kendini kullanmadığına yönelik savunmasının aksini kanıtlar nitelikte bir delil bulunmaması karşısında,
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan,katılan vekilinin sanığın suçu işlediğine dair yeterli delil bulunduğuna, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak
Beraat eden ve yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/5. maddesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi;
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükme; ”Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca yargılamada kendisi vekille temsil ettiren sanık lehine 2725 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine” ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.