YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/4992
KARAR NO : 2023/3661
KARAR TARİHİ : 05.10.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/4 E., 2016/72 K.
SUÇ : Taksirle öldürme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.05.2016 tarihli ve 2016/4 Esas, 2016/72 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan açılan kamu davasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası, bilinçli taksir nedeni ile takdiren 1/2 oranında artırım yapılarak 7 yıl 6 ay hapis cezası…, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/6 oranında indirim yapılarak 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 3 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 23.09.2020 tarihli ve 2016/274563 sayılı, düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;
1.Kusura, cezanın fazla olduğuna, kazanın sanığın alkollü olmasından değil, ölen …’un … içinde taşkınlık yapıp, direksiyona müdahale etmesinden meydana geldiğine
2.Her bir katılan için sanık aleyhine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedildiğine, tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine
3.Sürücü belgesinin üst sınırdan alınmasının hakkaniyete aykırı olduğuna İlişkindir.
Katılan … vekilinin temyiz sebepleri;
Sanığın tam kusurlu olduğuna, cezanın az olduğuna İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Yerel Mahkemenin Kabulü;
1.”Suç tarihinde sanığın …. ilçesi, … isimli gazinoya ölenler … ve … ile birlikte gittiği, gazinoda alkol alıp eğlendikten sonra idaresindeki kamyonet ile Konya iline gitmek üzere yola çıktıkları, Karapınar- Konya yolunun 3-4.kilometresine geldikleri sırada sanığın kullandığı aracın kontrolünü yitirerek yolun sağında bulunan … Petrole ait bariyerlere çarparak kaza oluşumuna neden olduğu, meydana gelen kazada … ve …’un öldüğü, Karapınar Devlet Hastanesi’nin 08/11/2015 tarihli tespit raporunda sanığın 187 promil alkollü olduğu, 14/03/2016 tarihli bilirkişi raporuna göre sanığın kaza anında 202 promil alkollü olduğu tespit edildiği,14/03/2016 tarihli bilirkişi raporuna göre kaza mahallinde yasal hız limitinin 50 km. Olduğu, sanığın yaklaşık 100 km hızla seyrettiğini beyan ettiği, böylece sanığın aşırı miktarda alkolün etkisi ile yasal hız limitinin üzerinde emniyetli bir şekilde … kullanamayacağını bilmesinden dolayı neticeyi ön gördüğü halde, neticeyi istemese bile kazaya sebep olduğu, yani birden fazla kişinin ölümüne bilinçli taksirle sebep olduğu mahkememizce sabit görülmüştür.
2.Dosya içerisindeki kaza tespit tutanağı, olay yeri inceleme ve keşif tutanağı, bilirkişi … tarafından hazırlanan 10.11.2015 tarihli bilirkişi raporu, bilirkişi … tarafından hazırlanan 14.03.2016 tarihli bilirkişi raporu, Konya Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünün sanık …’nin asli kusurlu olduğu yönündeki 04.04.2016 tarih ve 1991 sayılı raporu, soruşturma ve kovuşturma aşamasında dinlenen tanıklar …, …, … ve …’ın kaza yapan aracın önünde mi yoksa arkasında mı oldukları hususunda, sanığın kullanmış olduğu aracın seyir halindeyken kapılarının açılıp kapanması hususunda soruşturma aşamasında vermiş oldukları kendi beyanlarıyla ve diğer tanık beyanlarıyla çelişkili beyanlarda bulunmaları, sanığın kaza sırasında fren yapmasına herhangi bir engel olmamasına rağmen kaza tespit tutanağına göre kaza mahallinde herhangi bir fren izine rastlanılamamış oluşu dikkate alındığında sanığın savunmalarına itibar edilmemiş ve sanığın … ve …’un ölümüne bilinçli taksirle sebep olmak suçundan cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.” şeklinde hüküm kurmuştur.
3-Kaza Tespit Tutanağına göre, sanığın idaresindeki kamyonet ile saat 23:45 sıralarında, hız limitinin 50 km/s olduğu meskun mahalde ve 7 metre genişliğindeki tek yönlü yolda seyir halinde iken, direksiyon hakimiyetini kaybederek seyrine göre sağa doğru savrulduğu ve yoldan çıkarak, demir bariyerlere çarptığı, yol üzerinde fren izinin olmadığı tespit edilmiştir.
4.Karapınar Devlet Hastanesi’nin 08/11/2015 tarihli tespit raporunda, sanığın kazadan 1 saat 21 dakika sonra 1.87 promil alkollü olduğu, kaza anı itibari ile 2.07 promil alkollü olduğu anlaşılmıştır.
5.Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi kusur raporunda, kazanını meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğu, sanığın aracının içinde bulunan ölen yolcular … ve …’nın ise alkollü sürücünün kullandığı araca binmekle can güvenliklerini tehlikeye attıkları ve kendi ölümü olaylarında tali kusurlu oldukları yönünde görüş vermiştir.
6.Soruşturma ve kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporlarında sanık asli ve tam kusurlu bulunmuştur.
7.Sanık tüm aşamalardaki savunmalarında, olay günü … isimli gazinoya gittikleri, yanında … ve … ile beraber . … ve …’ın bulunduğunu, gazinoda bulunan assolist ile konuşmasından dolayı arkadaşı olan …’un kıskançlık yaptığını, bu nedenle gazinodan kalktıklarını ve yolda giderken…’ın kıskançlığının devam ettiği ve aracın direksiyonunu asılarak aracın sağa doğru gitmesine neden olduğunu söylediği, bu sırada kendisinin ve arkada oturan …’ın müdahale ettiklerini ve tekrar aracın hakimiyetini sağladığını, fakat … Petrol önüne geldiğinde …’ın tekrar aracın direksiyonunu asılarak aracı sağa doğru kırdığını, kendisinin ve Sevda’nın müdahalesine rağmen aracın hakimiyetini sağlayamadığını ve aracın petrolün önünde bulunan bariyerlere çarparak durduğunu, kendisinin aracın içinden çıktığını, kazanın meydana gelmesi nedeninin …’ın direksiyonu asılarak … hakimiyetini kaybetmesine neden olmasından kaynaklandığını ifade etmiştir.
8. Tanık olarak ifadesi alınan …, ifadesinde olayın meydana geldiği akşam …, … ve … ile birlikte … isimli gazinoda oturdukları ve alkol aldıkları , … ile …’nin gazinoda tartıştıkları, sonra hep beraber gazinodan kalkıp araçlarına bindikleri, …’nin kendilerinin önünden gittiği, kendilerinin de …’nin aracının arkasından gittiği, bu sırada …’un oturduğu aracın sağ ön kapısının iki defa açılıp kapandığını, kendisinin bunu görmesi üzerine …’ı arayarak sebebini sorduğu, …’ın da kendisine tartışmanın çığrından çıktığını söylediği, bir süre sonra kendilerinin …’nin kullandığı aracın önüne geçerek ilerlemeye başladıklarını, bu sırada …’ın kendisini arayarak kaza yaptığını söylediği, kaza nedenini sorduğunda da … direksiyonu asıldığını, bu nedenle aracın hakimiyetini kaybettiğini kendisine …’nin söylediğini belirtmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Tebliğnamenin Hükmün Vekâlet Ücretine İlişkin Bölümünün Düzeltilerek Onanması Görüşü Yönünden;
Meydana gelen olayda; … ve …’ın öldüğü, ölen …’un babası …’un davaya katıldığı ve Av. …’i vekil tayin ettiği; ölen …’ın kocası …’ ın davaya katıldığı ve Av. …’u vekil tayin ettiği; ölen …’ın 4 yaşındaki oğlu ….’ya dedesi …’in vasi olarak tayin edildiği ve Av….’ı vekil tayin ettiği, 04.06.2016 havale tarihli dilekçe ile mahkemeden katılma talebinde bulunduğu ve mazereti nedeni ile duruşmaya katılamayacağını bildirdiği görülmüştür.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.03.2021 tarihli ve 2021/19-11- 2021/128 sayılı kararında açıklandığı üzere; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, vekâlet ücretinin tayininde esas ve ilke olarak sanıkların veya tarafların adedini ya da bir sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip olunan dava dosyası adedini ele almakta ve taraflara yükletilecek avukatlık ücretinin her dava dosyası için ayrı ayrı tayinini öngörmüş bulunmakta olup; buna göre ayrı ayrı dava açılmadıkça vekâlet ücretinin de ayrı ayrı tayin ve takdirinin mümkün olmadığı; bu itibarla; kendilerini aynı vekil ile temsil ettiren bir kısım katılanlar lehine vekalet ücretine hükmedilirken, kendilerini aynı vekil ile temsil ettirmiş olmaları sebebiyle tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi; somut olayda olduğu gibi, kendisini ayrı vekille temsil ettiren ve kazadan dolayı doğrudan zarar gören her bir katılan lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinden, mahkemenin uygulaması hukuka uygun bulunmuştur.
B. Sanık müdafiinin Kusura ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Sanığın idaresindeki kamyonet ile saat 23:45 sıralarında, hız limitinin 50 km/s olduğu meskun mahalde ve 7 metre genişliğindeki tek yönlü yolda seyir halinde iken, direksiyon hakimiyetini kaybederek seyrine göre sağa doğru savrulduğu ve yoldan çıkarak, demir bariyerlere çarptığı, yol üzerinde fren izinin olmadığı, … içinde bulunan iki kişinin öldüğü ve sanığın olay anında 2.07 promil alkollü olduğunun tespit edildiği olayda; sanığın ve ölenlerin eğlence merkezinde alkol aldıktan sonra araca bindikleri, … içinde ölenlerden başka olayı gören kimsenin olmadığı, sanığın ölen …’ın taşkınlık yaptığı, kavga ettiği ve direksiyona müdahale ettiği şeklindeki ifadesi ve sanığın aracının arkasından geldiğini iddia eden sanığın arkadaşlarının çelişkili ifadeleri ile kaza tespit tutanağında yol üzerinde fren ve kazıntı izlerinin olmayışı hususları hep birlikte değerlendirildiğinde mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik ve hukuka aykırılık görülmemiştir.
C. Katılan vekilinin cezanın az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrası ve 22 nci maddesinin dördüncü fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerektiği, asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu iki kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek yapılan ceza tayininde isabetsizlik görülmemiştir.
D.Re’sen gözetilecek hususlar yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ereğli (Konya) Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.05.2016 tarihli ve 2016/4 Esas, 2016/72 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2023 tarihinde karar verildi.