Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/631 E. 2021/29 K. 11.01.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/631
KARAR NO : 2021/29
KARAR TARİHİ : 11.01.2021

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suçlar : Özel hayatın gizliliğini ihlal, tehdit
Hüküm : 1- Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraat
2- Tehdit suçundan TCK’nın 73/1. maddesi gereğince düşme

Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın beraatine, tehdit suçundan davanın düşmesine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- Tehdit suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde:
CMK’nın 251. maddesinin 3. fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olsa da aynı maddesinin 8. fıkrasında ki “Basit yargılama usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz ” şeklindeki düzenleme gereğince sanığın atılı suçu basit yargılama usulü kapsamında olmayan özel hayatın gizliliğini ihlal suçu ile birlikte işlediğinin anlaşılmasını nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın üzerine atılı tehdit suçu TCK’nın 106/1-2. cümlesinde hükme bağlanmış olup aynı madde gereğince şikayete tabi olduğu, 18.08.2012 tarihinde işlendiği katılan tarafından bilinen eylem için 19.03.2013 tarihinde sanık hakkında yapmış şikayet başvurusunda altı aylık yasal şikayet süresini kaçırması karşısında kovuşturmada şikayet koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle sanık hakkındaki davanın düşmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılama sonunda, şikayet süresi geçtiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin şikayetin süresinde olduğu, sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, düşmeye ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2- Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın üzerine atılı özel hayatın gizliliğini ihlal suçu TCK’nın 134/1. madde ve fıkrasında hükme bağlanmış olup aynı Kanunun 139/1. madde ve fıkrası gereğince şikayete tabi olduğu, 18.08.2012 tarihinde işlendiği katılan tarafından bilinen eylem için 19.03.2013 tarihinde sanık hakkında yapmış şikayet başvurusunda altı aylık yasal şikayet süresini kaçırması karşısında kovuşturmada şikayet koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle sanık hakkındaki davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkındaki davanın TCK’nın 134/1, 139/1, 73/1 ve CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince DÜŞMESİNE, 11.01.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.