YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/7444
KARAR NO : 2023/725
KARAR TARİHİ : 08.03.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.12.2017 tarihli ve 2017/2658 Esas, 2017/3180 Karar sayılı kararının, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılacağının düzenlenmesine rağmen gerekçeli kararın kendisini vekil ile temsil eden katılan …’e tebliğ edilmesinin usulsüz olduğu ve 7201 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin ikinci fıkrasında “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Kanun’un 23 üncü maddesinin birinci ve sekizinci fıkraları ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16 ncı maddesinin ikinci fıkrasına göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeksizin, katılanlar … ve …’in bilinen en son adreslerine, 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin birinci fıkrasına göre tebligat yapılmadan, bu adreslere doğrudan MERNİS şerhli olarak 7201 sayılı Kanun’un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılan tebliğlerin usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından, söz konusu eksikliklerin giderilmesi amacıyla inceleme konusu gerekçeli kararın usûlüne uygun şekilde katılan … vekiline, katılanlar … ve …’e tebliği ile tebliğ – tebellüğ evrakının ve hükmü temyiz etmeleri durumunda temyiz dilekçesinin dava dosyasına eklenmesi ve bu durumda ileri sürülen yeni temyiz istemleri hakkında ek Tebliğname düzenlenmesinden sonra dava dosyasının, geri gönderilmek kaydıyla, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
oy birliğiyle, 08.03.2023 tarihinde karar verildi.