Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2020/9905 E. 2023/4170 K. 19.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/9905
KARAR NO : 2023/4170
KARAR TARİHİ : 19.10.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/341 E., 2016/79 K.
SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2015/341 Esas, 2016/79 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.10.2020 tarihli ve 2016/166398 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Katılan vekilinin temyiz isteği;
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

Sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine,

Diğer temyiz sebeplerine, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. Yerel Mahkemenin Kabulü;
1.”Yapılan yargılama, toplanan ve değerlendirilen deliller ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Manisa Müze Müdürlüğünün 09/03/2015 tarihli raporunda; “bahse konu alanın İzmir 1 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 01/06/1990 tarih ve 1946 (b) sayılı kararı ile tescilinin İzmir 2 Numaralı Kültür ve Tabiat VArlıklarını Koruma Kurulunun 14/08/2002 tarih ve 10860 sayılı kararı ile tescilinin devamına karar verilen Bintepeler Mevkii Nekropol alanı 1. derece arkeolojik sit sınırları içinde kaldığının, tarım arazisini genişletmek maksatlı izinsiz yapılan tesviye çalışmasının tümülüsü kısmen tahrip ettiğinin, bahse konu izinsiz çalışma 5226 ve 3386 sayılı yasalar ile değişik 2863 Sayılı Yasanın 9. Maddesine aykırı olduğunun” belirtilerek sanık hakkında 2863 sayılı yasaya muhalefet suçundan cezalandırılmak üzere mahkememize kamu davası açılmış ise de; sanığın söz konusu sit alanına müdahale ettiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nazara alınarak CMK’nın 223/2-e.maddesi gereğince sanığın üzerine atılı suçtan beraatine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” denilmektedir.

2.Sanık savunmasında; “Bana okumuş olduğunuz iddianame içeriğini anladım, önceki ifadelerimi aynen tekrar ederim, orada da belirttiğim gibi ben üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, söz konusu yer sit alanıdır, gelen giden çok kişi olur, müdahaleye açık bir alandır, ben kesinlikle tümülüslere zarar vermedim, kimin yaptığını bilmiyorum, hatta benim bağıma da zarar vermişlerdir, suçlamayı kabul etmem, öncelikle beraatime karar verilmesini, aksi takdirde lehime olan hükümlerle birlikte HAGB’nın uygulanmasını talep ediyorum.” demiştir.

IV. GEREKÇE
1.Sanığın Zeytinli Tepe civarında sit alanında izinsiz kazı yaptığı yönündeki ihbar üzerine Müze Müdürlüğü uzmanları tarafından 24.02.2014 tarihinde yerinde yapılan incelemede; sanığa ait olduğu söylenen bağ üzerinde izinsiz tesviye yapıldığı, birbirine yakın iki tümülüsün eteklerinden toprak alınarak mevcut bağın genişletilmek istendiği, bahse konu alanın Bintepeler Mevkii Nekropol Alanı 1. derece arkeolojik sit alanı içerisinde kaldığı ve eylem neticesinde tümülüsün tahrip edildiğinin tespit edildiği, kolluk tarafından 16.04.2015 tarihinde yerinde yapılan incelemede, söz konusu yerin … ile … isimli şahıslara ait zeytinlik ile sanığa ait üzüm bağı arasında bulunduğunun tespit edildiği, sanığın savunmasında, söz konusu yerin sit alanı olduğunu, gelen giden çok kişi olduğunu, müdahaleye açık bir alan olduğunu, kesinlikle tümülüslere zarar vermediğini, kimin yaptığını bilmediğini, hatta kendisinin bağına da zarar verildiğini beyan ettiği dosya kapsamında, sanığın iddianameye konu eylemi gerçekleştirirken suç üstü yakalanmadığı, üzerine atılı suçu işlediğine dair, savunmasının aksine, şüpheden uzak, mahkumiyete yeter derecede kesin delil mevcut olmadığı anlaşıldığından, mahkemece sanığın beraatine dair hüküm tesisinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Salihli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2016 tarihli ve 2015/341 Esas, 2016/79 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.10.2023 tarihinde karar verildi.