YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10500
KARAR NO : 2023/4025
KARAR TARİHİ : 16.10.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/332 E., 2020/1789 K.
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 22.08.2019 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkil davacının göçmen kaçakçılığı suçundan 21.09.2018 tarihinde gözaltına alındığını, 23.09.2018 tarihinde tutuklandığını, Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinde tutuklu olarak yapılan yargılaması sonucunda 15.02.2019 tarihinde tahliye edildiğini, hakkında 17.04.2019 tarih, 2019/71 Esas, 2019/216 Karar sayılı ilam ile beraat kararı verildiğini, müvekkilinin tutuklu kaldığı bu süreçte kendisine ve eşine ait olan 6 adet servis aracının işletmesinde yaşadığı sıkıntılar nedeniyle maddi olarak zarara uğradığını, yine bu süreçte haksız olarak tutuklanmış olması nedeniyle madevi olarak yıkıma uğradığını açıklanan nedenlerle müvekkilinin haksız olarak gözaltında kaldığı ve tutuklu kaldığı 147 gün için toplam 200.000,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminata tutuklama tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
2.Davalı vekili 16.09.2019 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; haksız bir tutuklama olmadığından davanın reddi gerektiğini, talep edilen tazminat miktarının fazla olduğunu, faiz talebinin reddi gerektiğini, davacının muvafakatinin olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davanın süresinde açılmamışsa reddi gerektiğini, öne sürmüştür.
3.Fethiye. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.12.2019 tarihli ve 2019/305 Esas, 2019/446 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 10.09.2020 tarihli ve 2020/332 Esas, 2020/1789 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 14.12.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması talep edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi;
Müvekkilinin kendisine ve eşine ait olan servis aracını kendisinin işlettiğini, haksız tutuklama aşamasında hem kendi adına hem de eşinin adına olan vergi kayıtlarının incelenmesi gerektiğini talep edilmesine rağmen bu talebinin dikkate alınmadığını, bölge adliye mahkemesince de maddi tazminatın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin tutuklu kaldığı sürede işletmenin çalışmadığını, eşinin ev hanımı olması nedeniyle ilgilenemediğini, müvekkilinin gelirinin azaldığının sabit olduğunu, bu nedenle maddi tazminatın kabulü gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğunu, belirtmiştir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/71 Esas – 2019/216 Karar sayılı ceza dosyasında göçmen kaçakçılığı yapma suçundan 21.09.2018 – 15.02.2019 tarihleri arasında gözaltı ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, kararın 24.06.2019 tarihinde kesinleştiğini ve davanın 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacı hakkında mahsup kararı verilmediğini, davacının haksız gözaltı ve tutuklulukta kaldığı süre açısından maddi tazminata ilişkin rapor tanzimi için dosya bilirkişiye tevdi olunduğu, bilirkişi tarafından 02.12.2019 tarihinde sunulan rapora göre davacının 148 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı süre için gelir durumuyla orantılı olarak günlüğü 111,02 TL.’den hesaplama yapıldığı ve buna göre 148 X 111,02 = 16.439,65TL gelir kaybı yaşadığı tespit olunduğunu, bilirkişi raporu, yeterli ve tamin edici olarak görülerek maddi tazminatın hesabı noktasında hükme esas alındığını, ancak davacının gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği 147 gün için maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu, taleple bağlılık ilkesi gereğince hesabın 147 gün üzerinden yapılması gerekeceği dolayısıyla günlüğü bilirkişi raporunda belirtildiği gibi 111,02 TL’den olmak üzere 147 gün için davanın toplam maddi zararının 16.319,94 TL. olduğu belirlenerek, 16.319,94 TL maddi, 14.700,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, davacının tutuklandığı sırada eşi ile Emiroğlu Taşımacılık adıyla yolcu taşıma işi yaptığı, dosya kapsamına göre davacının gözaltına ve tutuklu kaldığı dönemde ticari faaliyetinin devam ettiği, yıllık gelir vergisi beyannamesine göre gelir kaybına uğramadığı, bu haliyle maddi tazminat isteminin koşulları oluşmadığından davacının maddi tazminat talebinin tümden reddine karar verilmesi gerektiği ve buna göre değişen vekalet ücretinin 1.764,00 TL olması gerektiğinden bu kısmın değiştirilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Fethiye 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/71 Esas – 2019/216 Karar sayılı ceza dosyasında göçmen kaçakçılığı yapma suçundan 21.09.2018 – 15.02.2019 tarihleri arasında 147 gün gözaltı ve tutuklu kaldığını, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, kararın 24.06.2019 kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin temyiz talebi yönünden;
1.Maddi tazminat talebi yönünden; Davacının tutuklandığı sırada eşi ile Emiroğlu Taşımacılık adıyla yolcu taşıma işi yaptığı, dosya kapsamına göre davacının gözaltına ve tutuklu kaldığı dönemde ticari faaliyetleri sürdürüldüğünden, gelir kaybı bulunmadığı tespit edilerek maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Manevi tazminat talebi yönünden; Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınma ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, süresi, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiğinden davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 10.09.2020 tarihli ve 2020/332 Esas, 2020/1789 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Fethiye Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2023 tarihinde karar verildi.