Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/10535 E. 2023/3536 K. 02.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10535
KARAR NO : 2023/3536
KARAR TARİHİ : 02.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/776 E., 2020/862 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı vekili 12.04.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından 16.07.2013 tarihinde tutuklanmasına karar verildiği, 04.04.2017 tarihinde tahliye edildiği ve hakkında beraat kararı verildiği, müvekkilinin tutuklandığında öğrenci olup 16 yaşında olduğunu, eğitim hakkının engellendiğini, maddi ve manevi zarara uğradığını, ceza evi giderlerinin olduğundan bahisle haksız ve hukuka aykırı tutuklama nedeniyle 10.000,00 TL maddi, 750.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili 06.05.2019 tarihli dilekçesinde maddi tazminatı 46.577,61 TL olarak ıslah ettiği anlaşılmıştır.

2.Davalı vekili 30.0.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, maddi zararını belgelendiremediğini, uygulanan tedbirlerin hukuka uygun olduğunu, talep edilen tazminat miktarının fazla olduğunu, davanın reddi gerektiğini, öne sürmüştür.

3.Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 0.052019 tarihli ve 2018734 Esas, 2019/256 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulü ile 41.973,38 TL maddi, 22.500,00 TL manevi tazminata tutuklama tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

4.Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 13.09.2019 tarihli ve 2019/1119 Esas, 2019/1121 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinn istinaf başvuruları yerinde görülerek davacı iki öldürme ve bir öldürmeye teşebbüş suçlarından yargılanıp tutuklanmış olmasına göre hangi suçlardan tutuklandığına dair sorgu tutanağı ile tutuklama müzekkerelerinin asılları veya onaylı suretlerinin dosya içerisine getirtilmemesi, tutuklama müzekkerelerinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş ise hangi tarihler arasında infaz edildiğinin ilgili infaz kurumlarından sorulmaması, derdest dosya bulunup bulunmadığının araştırılması, kabule göre de, eksik maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekçesi ile hükmün bozularak İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine hükmedilmiştir.

5.Afyonkarahisar 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2020 tarihli ve 2019/414 Esas, 2020/154 Karar sayılı kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi bozma kararına uyularak davanın kısmen kabulü ile 46.578,26 TL maddi, 45.000,00 TL manevi tazminata tutuklama tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

6.Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.09.2020 tarihli ve 2020/776 Esas, 2020/862 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

7.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 19.12.2021 tarihli tebliğnamesi ile davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Davacı vekilinin temyiz istemi;
Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının eksik olduğuna, ilişkindir.

B.Davalı vekilinin temyiz istemi;
Bölge Adliye mahkemesince eksik inceleme ve delillerin yanlış değerlendirildiğine, maddi tazminatın reddedilmesi gerektiğine, manevi tazminat miktarının fazla olduğuna, hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğuna, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/401 Esas – 2018/40 Karar sayılı dava dosyasında kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçundan yargılandığı, 16.07.2013 – 04.04.2017 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 06.03.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacı hakkında mahsup kararı bulunmadığını, davacı hakkında derdest dosya bulunmadığı, tutuklu kaldığı sürelerin infaz edildiği belirlenerek ve bozma ilamına da uyularak 46.578,26 TL maddi, 45.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, maddi tazminatın fazla olduğundan 46.531,46 TL olması gerektiği ve manevi tazminatın eksik olduğundan 47.000,00 TL olması gerektiğinden bu kısımların düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Afyonkarahisar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/401 Esas – 2018/40 Karar sayılı dava dosyasında kasten öldürme suçundan yargılandığı, 16.07.2013 – 04.04.2017 tarihleri arasında 1358 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 06.03.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A.Davacı vekilinin temyiz talebi yönünden;
1. Hükmedilen maddi tazminatın eksik olduğuna yönelik temyiz talebi yönünden;
Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Hükmedilen manevi tazminat miktarı yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuş ve tebliğnamede esastan ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

B.Davalı vekilinin temyiz talebi yönünden;
1.Bölge Adliye mahkemesince eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna yönelik temyiz talebi yönünden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, davanın kısmen kabulü kararında usul ve yasaya aykırı bulunmadığından davalı vekilinin Bölge Adliye mahkemesince eksik inceleme ve delillerin yanlış değerlendirildiğine, ilişkin temyiz talebi yerinde görülmemiştir.

2. Maddi tazminatın reddine karar verilmesi gerektiğine yönelik temyiz talebi yönünden;
Tutuklandığı sırada öğrenci olan davacı lehine tutuklu kaldığı dönem için net asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama sonucu belirlenen miktarın maddi tazminat olarak hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.Hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğuna yönelik temyiz talebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edilmesi gerekirken davacı bakımından eksik manevi tazminata hükmedildiğinden, davalı vekilinin manevi tazminatın fazla olduğuna yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

4.Hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğuna yönelik temyiz talebi yönünden;
5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin 9 uncu bendi uyarınca, tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu göre davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A-2) nolu paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 16.09.2020 tarihli ve 2020/776 Esas, 2020/862 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2023 tarihinde karar verildi.