YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1924
KARAR NO : 2022/38
KARAR TARİHİ : 10.01.2022
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat talebinin dayanağı olan … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/113 Esas – 2014/144 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 22.11.2011–03.10.2012 ve 11.03.2013–25.06.2013 tarihleri arasında 422 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 30.06.2014 tarihinde kesinleştiği, davanın tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK hükümlerine tabi olduğu;
Davacının 60.000,00 TL maddi, 120.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece; 14.156,22 TL maddi, 22.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesi üzerine Dairemizce yapılan incelemede; tazminat isteminin karar verildiği duruşmaya Cumhuriyet savcısının katılımı sağlanıp mütalası alınmadan hüküm kurulmaması gerektiği gerekçesi ile hükmün bozulması üzerine yerel mahkemece duruşma açılıp, 11.375,66 TL maddi, 22.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 17.09.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verildiği anlaşılmakla;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Tazminat talebinin dayanağını oluşturan … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/113 Esas 2014/144 Karar sayılı dosyası incelendiğinde; davacının …(kapatılan) 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/190 sorgu sayılı kararı ile kapsamında tutuklandığı, davacının aynı tutuklama müzekkeresi ile Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma suçundan da tutuklandığı, bu tutuklama sonrasında verilmiş tahliye veya herhangi bir karar verilip verilmediği akıbetinin araştırılıp dosya içerisine alınması, davacının aynı sorgu numarası ile tutuklandığı suçlar arasındaki bağlantı tespit edilerek, davacının hangi suç ya da suçlardan, hakkında yürütülen yargılama dosyalarından hangisine esas olmak üzere tutuklandığı dosya içeriğinden anlaşılamadığından, davacı ile ilgili sorgu zaptı, tutuklama ve tahliyeye ilişkin tüm müzekkere ve belgelerin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde aslı ya da onaylı örnekleri dosya içine alınarak; tutuklamanın hangi suç yada suçları kapsadığı, tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde belirlenmesi, davacının tutuklanmasına neden olan suç ya da suçlardan verilen kararların kesinleşip kesinleşmedikleri, kesinleşmiş olmaları halinde kesinleştikleri tarihlerin tespiti ile koruma tedbirleri nedeniyle tazminat verilmesine ilişkin 5271 sayılı CMK’nın 141/1. ve devamı maddelerinde belirtilen şartların bulunup bulunmadığının şüpheye yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Davacının tutuklu kaldığı dönemlerin 22.11.2011–03.10.2012 ve 11.03.2013–25.06.2013 tarihleri arasında infaz gördüğünün belirtildiği, davacının tutukluluğunun infazına 03.10.2012 tarihinden 11.03.2013 tarihinde kadar ara verildiği anlaşıldığından, maddi ve manevi tazminat miktarlarının davacının infaz edilen tutuklu kaldığı dönemler için ayrı ayrı belirlenip tutukluluk başlangıç tarihlerine göre ayrı ayrı faiz belirlenmesi gerekirken davacı lehine ilk tutuklama tarihinden başlayacak şekilde yasal faiz işletilerek maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 10.01.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.