YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2150
KARAR NO : 2022/1
KARAR TARİHİ : 10.01.2022
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm : Davacının tazminat talebinin kısmen kabülü ile 4.568,40 TL maddi, 275.000,00 TL manevi tazminatın davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine
Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/188 esas 2015/143 karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının Türkiye Cumhuriyeti İcra vekilleri Heyetini Cebren Iskat veya Vazife Görmekten Cebren Men Etmeye Teşebbüs suçundan 10.06.2011-19.06.2014 tarihleri arasında 1105 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 08.06.2015 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu,
Gerekçeli karar başlığında “Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat” olan dava türünün ve “25.08.2015” olan dava tarihinin yazılmaması, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Davacının 21.339,93 TL maddi, 1.200.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece 9.568,40 TL maddi, 325.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesi üzerine Dairemizce yapılan incelemede, nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, davacı lehine belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine beraat etmesi nedeniyle maktu vekalet ücretine hükmolunacağı, davacı ile avukatının aralarında yaptıkları anlaşma ile bu hizmet için daha fazla bir ücret kararlaştırmaları halinde, maktu vekalet ücretini aşan bu kısmın davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığından koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu kapsamda incelenen dosyaya ilişkin davacının haksız tutuklu kaldığı süreçte 07.01.2014 tarihinde emekli olması sebebiyle tahliye olduğu 19.06.2014 tarihine kadar çalışamamaktan kaynaklı 4.568,40 TL maddi zararının olduğu, talep uyarınca bu miktara 07.01.2014 den itibaren yasal faiz uygulanması gerektiği gözetilmeyerek, tazminat davasına ilişkin ödenen 5.000 TL vekalet ücretinin de maddi tazminat kapsamında hüküm altına alınması suretiyle, yazılı şekilde hüküm kurulması, gerekçeleri ile hükmün bozulması üzerine yerel mahkemece duruşma açılıp, 4.568,40 TL maddi tazminatın 07.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile, 275.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesinde ;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
05.08.2017 tarih ve 694 sayılı KHK’nın 144. maddesi ile eklenen, 5271 sayılı CMK’nın 142. maddesinin 9. fıkrasında belirtilen, tazminat davaları nedeniyle avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödeneceği, ancak, ödenecek miktarın tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamayacağı hususu dikkate alınarak davacı lehine karar tarihinde yürürliükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesinin ikinci kısım ikinci bölümde yer alan 8.200,00 TL vekalet ücreti ödenmesi gerekirken bu miktarın altında kalacak şekilde 6.810,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hükmün 3. fıkrasında yer alan “6.810,00 TL“ ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “8.200,00 TL” ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.01.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.