Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/2478 E. 2021/9180 K. 23.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2478
KARAR NO : 2021/9180
KARAR TARİHİ : 23.12.2021

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : CMK’nın 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanması ile;2863 sayılı Kanunun 74/1, TCK’nın 62/1, 53/1-2-3, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, üst Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, 2863 sayılı Kanunun 74/1, TCK’nın 62/1, 53/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair Sarıoğlan Asliye Ceza Mahkemesinin 10/03/2008 tarihli ve 2005/108 esas, 2008/12 karar sayılı kararının 13/07/2010 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 18/12/2014 tarihinde TCK’nın 125/1. maddesinde tanımlanan hakaret ve TCK’nın 106/1-1.cümlesinde tanımlanan tehdit suçlarını işlediği ve Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükmün tehdit suçu açısından 22/09/2015 tarihinde, hakaret suçu açısından 08/09/2015 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair Sarıoğlan Asliye Ceza Mahkemesinin 06/04/2016 tarihli ve 2016/34 Esas, 2016/85 Karar sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
1- Üst Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin incelenmesinde;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.02.2020 tarihli ve 2017/8-948 Esas, 2020/162 sayılı kararında belirtildiği üzere, bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığının resmen ilan edilmesinden önceki evrede aleyhine temyiz yoluna başvurulan kararlar söz konusu olduğunda, diğer bir ifadeyle 1412 sayılı CMUK’nın 305 ila 326. maddelerinin uygulanması gereken hâllerde, Ağır Ceza Mahkemesi nezdindeki Cumhuriyet savcılarının yargı çevresindeki Asliye ve Sulh Ceza Mahkemelerinin hükümlerine yönelik temyiz sürelerinin de bu Kanunun 310. maddesinin üçüncü fıkrası kıyasen uygulanmak suretiyle belirlenmesi ve bu sürenin “tefhim tarihinden itibaren bir ay” olduğunun kabul edilmesi gerektiği; bu suretle Ağır Ceza Mahkemesi nezdindeki Cumhuriyet savcılarının yargı çevresindeki Asliye ve Sulh Ceza Mahkemelerinin hükümlerine karşı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesi gereğince tefhim tarihinden itibaren bir ay içinde temyiz kanun yoluna başvurabilecekleri, temyiz süresinin görüldü ile değil tefhimle başlayacağı 06/04/2016 tarihinde verilen hükme karşı 11/05/2016 tarihinde yapılan temyiz isteminin süresinde olmadığı anlaşılmakla, üst Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin 1412 sayılı CMUK’un 310 ve 317. maddeleri uyarınca REDDİNE,
2- Sanık müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde ise;
Sanık hakkında Sarıoğlan Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/108 Esas, 2008/12 Karar sayılı kararı ile verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara sanık müdafii tarafından itiraz edildiği, Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/556 Değişik iş nolu kararı ile 25/06/2008 tarihinde itirazın reddine karar verildiği, suçtan zarar gören … vekiline ise Sarıoğlan Asliye Ceza Mahkemesinin 2005/108 Esas, 2008/12 Karar sayılı kararının 05/07/2010 tarihinde tebliğ edildiği, bu hali itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 13/07/2010 tarihinde kesinleştiğinin kabulü gerekeceği, mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleştirme şerhinin hatalı olarak 27/12/2012 tarihi olarak düzenlendiği anlaşılmakla, tebliğnamedeki, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 25/06/2008 tarihinde kesinleşip denetim süresinin 25/06/2013 tarihinde dolduğu ve sanığın denetim süresinden sonra suç işlediğinden bahisle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açıklanması geri bırakılan hükmün CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca açıklanmasına esas alınan Kayseri 6.Asliye Ceza Mahkemesine ait 2015/62 Esas, 2015/737 Karar sayılı ilamındaki mahkumiyetlerin, TCK’nın 125/1. cümlesi maddesinde düzenlenen hakaret suçu ile TCK’nın 106/1-1. cümlesinde düzenlenen tehdit suçuna ilişkin olduğu, anılan hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 106/1-1. cümle maddesinde tanımı yapılan tehdit suçunun da uzlaşma kapsamına alındığı, yasal değişiklikten önce uzlaştırma kapsamında olan bir suçun uzlaştırma kapsamında olmayan bir suçla birlikte işlenmesi halinde fail hakkında uzlaştırmanın uygulanmasına olanak olmadığı, belirtilen değişiklikten sonra tehdit ve hakaret suçlarının beraberce uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasına tabi olduğunun anlaşılması karşısında; hükmün açıklanmasına esas alınan ihbara konu hükümdeki hakaret suçuna ilişkin uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilip getirilmediğinin araştırılması, uzlaşma hükümleri yerine getirilmiş ise hükmün açıklanmasında isabetsizlik bulunmayacağı; uzlaşma hükümleri yerine getirilmemiş ise; karar tarihinden sonra 02/12/2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve TCK’nın 106/1. madde ve fıkrasında tanımı yapılan tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alınması, tehdit suçuyla birlikte işlenmesi nedeniyle CMK’nın 253/3. madde ve fıkrasına 26/06/2009 tarihli 5918 sayılı Kanun’un 8. maddesiyle eklenen ve 09.07.2009 tarihinde yürürlüğe giren ”Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz” hükmü gereğince suç tarihi itibariyle uzlaşma hükümleri uygulanmayan hakaret suçu açısından da, 6763 sayılı Kanunla yapılan değişiklik uyarınca uzlaştırma önerisinde bulunulmasının gerektiğinin anlaşılması karşısında, CMK’nın 253. maddesinin 3. fıkrasına 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 26. maddesi ile, ”birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere ”aynı mağdura karşı” ibaresinin eklenmiş olması da göz önünde bulundurulup, TCK’nın 7/2. madde ve fıkrası uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması;
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeksizin hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 23/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.