YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3219
KARAR NO : 2021/9145
KARAR TARİHİ : 22.12.2021
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 74/2, TCK’nın 62, 53. maddeleri
gereğince mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, katılan vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın 17/10/2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi yeniden düzenlenmiş olan “Basit Yargılama Usulü” başlıklı 251. maddenin 1. fıkrasında yer alan “Asliye Ceza Mahkemesince iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı 2 yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, “dosyanın mahiyeti itibariyle basit yargılama usulüne uygun olmadığı” kabul edilerek basit yargılama usulünün uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla, tebliğnamede bu hususta bozma öneren düşünceye iştirak edilmemiştir.
Kızılcahamam Sulh Ceza Mahkemesinin 19/07/2012 tarih 2012/168 esas 2012/129 sayılı kararı ile sanığın, 2863 sayılı Kanunun 74/2, 5237 sayılı TCK’nın 62, 53, 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın 06/09/2012 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştirildiği, daha sonra sanığın 20/05/2014 tarihinde mühür bozma suçunu işlediği sabit kabul edilerek, Antalya 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/02/2015 tarihli ilamı ile kesin nitelikte mahkumiyetine hükmedildiği, ihbar üzerine yeniden ele alınan dosyada, Kızılcahamam Asliye Ceza Mahkemesinin 01/07/2015 tarih 2015/246 esas 2015/414 sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasına karar verildiği anlaşılmış ise de;
Suçtan zarar gören … adına İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne dava ihbar edilmediğinden, 19/07/2012 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulünce kesinleştiğinin ve beş yıllık denetim süresinin başlaması ile 5271 sayılı CMK’nın 231/8. maddesi uyarınca dava zamanaşımının durduğunun kabul olunamayacağı, bu durumda, sanık yönünden zamanaşımını kesen en son işlem 21/06/2012 tarihli sorgu olup, 19/07/2012 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı usulünce kesinleşmediğinden, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlendiği gerekçesiyle hükmün açıklanmasına dair 01/07/2015 tarihli kararın hukuki değerden yoksun bulunduğu anlaşılmakla;
Sanığa isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 2863 sayılı Kanunun 74. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem, 21/06/2012 tarihli sorgu olup, anılan tarihten itibaren 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e. maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olmakla, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK’nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından, katılan vekilinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olup, hükmün, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının isteme aykırı olarak DÜŞMESİNE; 22/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.