Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/3745 E. 2021/8380 K. 30.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/3745
KARAR NO : 2021/8380
KARAR TARİHİ : 30.11.2021

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi

Suç : Taksirle öldürme

Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5237 sayılı TCK’nın 53/6. maddesinde, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği hakimin takdirinde bulunduğundan tebliğnamede bu hususta bozma içeren görüşe iştirak edilmemiştir.
Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürenin, TCK’nın 63. maddesi uyarınca hükmedilen cezasından mahsup edilmesine karar verilmemiş ise de, bu hususun infaz aşamasında değerlendirilebileceği dikkate alınarak bozma nedeni yapılmamıştır
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin kusura, eksik incelemeye ve sair nedenlere ilişkin, katılanlar vekilinin ceza miktarına, adli para cezasına çevrilmemesi gerektiğine, TCK’nın 53/6. maddesi hükümlerinin uygulanmamasının doğru olmadığına ve sair nedenlere ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dosya içeriğine göre olay günü gündüz vakti iki şeritli bölünmüş asfalt yolda sanığın sevk ve idaresindeki dorse bağlı çekici ile seyri esnasında dönel kavşağa geldiği sırada dönene yol ver levhası olmasına rağmen durmayarak dönen kavşaktan yola giren katılanların içinde bulunduğu ölenin sevk ve idaresindeki otomobilin sol yan kısmına çekicinin ön kısmı ile çarparak 43 metre sürüklemesi şeklinde meydana gelen ve iki kişinin ölmesi ve iki katılanın hayati tehlikeye neden olacak şekilde kemik kırığı ile yaralanması ile sonuçlanan ve sanığın asli kusurlu olduğu olayda,
Yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren ve yaralanmaları nedeniyle suçtan doğrudan zarar gören katılanlar lehine, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi;
Kanuna aykırı olup, sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasına ”Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca yargılamada kendisi vekille temsil ettiren katılan … ve … lehine ayrı ayrı 8200 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılanlara verilmesine” ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA; 30/11/202 tarihinde oybirliğiyle ile karar verildi.