Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/4146 E. 2021/8256 K. 24.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4146
KARAR NO : 2021/8256
KARAR TARİHİ : 24.11.2021

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık, mühür bozma
Hüküm : CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraat

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm katılan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekili tarafından, mühür bozma suçlarından sanığın beraatine ilişkin hüküm … vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
1- 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’un 04/12/1998 gün, 3332 sayılı kararı ile III. derece doğal sit alanı olarak tescil edilen sınırlar dahilinde kalmakta olan Trabzon ili, Çaykara ilçesi, Uzungöl beldesi, Çamlık Mahallesi, 272 ada 52 parsel sayılı taşınmazda izinsiz inşai faaliyetlerde bulunduğu iddiasıyla açılan kamu davası ile ilgili olarak; bölgenin sit alanı olarak tesciline ilişkin ilgili Koruma Kurulu kararının suça konu taşınmazın bulunduğu yerde 1999 yılında ilanının yapılması ve bu yerin niteliğinin herkes tarafından bilinmesi mutat yerlerden olması, sanığın tespitlere rağmen eylemlerine devam edip, yapının inşaasını tamamlamış olması hususu dikkate alındığında, sanığın dava konusu yerin sit alanı içerisinde yer aldığını bildiği, buna rağmen Kuruldan izin almaksızın üzerinde inşai nitelikte müdahalelerde bulunduğu, 19.09.2013 tarihli kaçak yapı görgü tespit tutanağında; kaçak yapının yapımının devam ettiği, içerisinde inşaat kerestesi ve malzemelerin dolu olduğu, 24.09.2013 tarihli yapı tatil zaptında; daha önce mühürlenerek durdurulan binanın bitirildiği, 20.11.2013 tarihli olay yeri görgü tespit tutanağında; bahse konu binanın cephe kaplaması yapıldığı, binanın güney cehpesine bakan balkon kaplaması ve seramiği yapıldığı, 13.12.2013 tarihli kaçak yapı görgü tespit tutanağında ise yapının dört katının da bitmiş olduğu ve çatısının kapatıldığının belirtildiği, inşaat mühendisi, ziraat mühendisi ve fen bilirkişi eşliğinde mahallinde icra edilen keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarında, davaya konu yapının bodrum+zemin+1 normal kat ve çatı arası kattan oluştuğu, betonarme niteliği itibariyle kalıcı nitelilkte olduğu, sit alanının doğal yapısına zarar verildiği, inşai ve fiziki müdahale niteliğinde olduğunun belirtildiği dikkate alınarak sanığın eyleminin 2863 sayılı Kanunun 65/1. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu, ayrıca iddianamenin kabul tarihine kadarki eylemleri açısından teselsül hükümlerinin uygulanacağı dikkate alındığında, 19.09.2013, 24.09.2013, 20.11.2013 ve 13.12.2013 tarihlerinde kolluk görevlileri tarafından kaçak yapı örgü tespit tutanağı düzenlenen ve inşai faaliyetlerine devam ettiği belirlenen sanık hakkında açılan davaya ilişkin olarak tayin edilen temel cezanın teselsül nedeniyle TCK’nın 43. maddesi uyarınca arttırılması gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde beraat hükmü tesisi,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, hükmün sair yönleri incelenmeksizin isteme aykırı olarak BOZULMASINA;
2- Mühür bozma suçundan açılan kamu davaları ile ilgili olarak;
Sanık hakkında davaya konu 4 katlı ana bina ve yardımcı binadaki mühürleme işleminden sonra iki farklı yapıda da inşai faaliyetine devam ettiği, mührün konuluş amacına aykırı hareket ederek iki kez mühür bozma suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; çelik profillerin kullanıldığı yardımcı nitelikteki yapıya ilişkin olarak 24.09.2013 tarihli tutanak ile yeni yapılan yapı mühürlendiği, 13.12.2013 tarihli tutanakta ise yapının demir direklerinin ölçülerinde farklılık olduğu, mührün yerinde olmadığının belirtildiği dikkate alınarak bu yapı yönüyle mühür bozma suçunun oluştuğu, ancak;
Dört katlı ana yapıya ilişkin olarak 24.09.2013 tarihli yapı tatil zaptında; daha önce mühürlenerek durdurulan binada mühür fekki yapıldığı belirtilmiş ise de önceki mühürlemeye ilişkin tutanağın dosya kapsamında bulunmadığı, 13.12.2013 tarihli kaçak yapı görgü tespit tutanağında 10.07.2013 tarihli yapı tatil zaptı ile daha önce mühürlendiği belirtilmesine rağmen anılan tarihli yapı tatil zaptının dosyada yer almadığı, oysa mühür bozma suçunun oluşabilmesi için öncelikle usulüne uygun biçimde gerçekleştirilmiş mühürleme işleminin bulunması ve buna ilişkin tutanağın aslı ya da onaylı örneğinin dosya kapsamında yer alması gerektiği, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenebilmesi bakımından, 24.09.2013 tarihli tutanakta belirtilen mühürleme tutanağının hangisi olduğunun araştırılması, ayrıca 13.12.2013 tarihli tutanakta adı geçen 10.07.2013 tarihli yapı tatil zaptının aslı ya da onaylı örneğinin dosya kapsamına alınarak incelenmesi, tutanağı düzenleyen görevlilerin tespiti ile tanık olarak dinlenmeleri, dolayısıyla usulüne uygun bir şekilde mühürleme işlemi yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 24/11/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.