Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/4168 E. 2021/6569 K. 05.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4168
KARAR NO : 2021/6569
KARAR TARİHİ : 05.10.2021

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Karar Tarihi : 10.02.2021

Alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altında araç kullanma suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Aydın Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 22/01/2021 tarihli ve 2020/17402 soruşturma, 2021/606 esas, 2021/532 sayılı iddianamenin iadesine dair Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/01/2021 tarihli ve 2021/86 sayılı iddianame değerlendirme sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/02/2021 tarihli ve 2021/256 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Her ne kadar Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesince şüpheli hakkında Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanması için çıkarılan tebligatın iade edilmesinden sonra anılan kişi hakkında mernis ibareli tebligatın çıkarılmaması nedeniyle iddianamenin iadesine karar verilmiş ise de,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun “Seri muhakeme usulü” başlıklı 250. maddesinde yer alan,
“(1) Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır:
a) Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Hakkı olmayan yere tecavüz (madde 154, ikinci ve üçüncü fıkra),
2. Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması (madde 170),
3. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma (madde 179, ikinci ve üçüncü fıkra),
4. Gürültüye neden olma (madde 183),
5. Parada sahtecilik (madde 197, ikinci ve üçüncü fıkra),
6. Mühür bozma (madde 203),
7. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan (madde 206),
8. Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama (madde 228, birinci fıkra),
9. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması (madde 268),
suçları.
b) 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 13 üncü maddesinin birinci, üçüncü ve beşinci fıkraları ile 15 inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında belirtilen suçlar.
c) 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 93 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen suç.
d) 13/12/1968 tarihli ve 1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Alet ve Makinaları Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde belirtilen suç.
e) 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun ek 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde belirtilen suç.
(2) Cumhuriyet savcısı veya kolluk görevlileri, şüpheliyi, seri muhakeme usulü hakkında bilgilendirir.
(3) Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanması şüpheliye teklif edilir ve şüphelinin müdafii huzurunda teklifi kabul etmesi hâlinde bu usul uygulanır.
(4) Cumhuriyet savcısı, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen hususları göz önünde bulundurarak, suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında tespit edeceği temel cezadan yarı oranında indirim uygulamak suretiyle yaptırımı belirler.
(5) Dördüncü fıkra uyarınca sonuç olarak belirlenen hapis cezası Cumhuriyet savcısı tarafından, koşulları bulunması hâlinde Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesine göre seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya 51 inci maddesine göre ertelenebilir.
(6) Bu maddeye göre belirlenen yaptırımlar hakkında, Cumhuriyet savcısı tarafından, koşulları bulunması hâlinde 231 inci madde kıyasen uygulanabilir.
(7) Bu madde kapsamında yaptırım uygulanması, güvenlik tedbirlerine ilişkin hükümlerin uygulanmasına engel teşkil etmez.
(8) Cumhuriyet savcısı, şüpheli hakkında seri muhakeme usulünün uygulanmasını yazılı olarak görevli mahkemeden talep eder. Talep yazısında;
a) Şüphelinin kimliği ve müdafii,
b) Mağdur veya suçtan zarar görenlerin kimliği ile varsa vekili veya kanuni temsilcisi,
c) İsnat olunan suç ve ilgili kanun maddeleri,
d) İsnat olunan suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi,
e) Şüphelinin tutuklu olup olmadığı; tutuklanmış ise, gözaltına alma ve tutuklama tarihleri ile bunların süreleri,
f) İsnat olunan suçu oluşturan olayların özeti,
g) Üçüncü fıkrada belirtilen şartların gerçekleştiği,
h) Belirlenen yaptırım ile beşinci ve altıncı fıkra uygulanmış ise bunlara ilişkin hususlar ve güvenlik tedbirleri, gösterilir.
(9) Mahkeme, şüpheliyi müdafii huzurunda dinledikten sonra üçüncü fıkradaki şartların gerçekleştiği ve eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu kanaatine varırsa talepte belirlenen yaptırım doğrultusunda hüküm kurar; aksi takdirde talebi reddeder ve soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla dosyayı Cumhuriyet başsavcılığına gönderir. Mazeretsiz olarak mahkemeye gelmeyen şüpheli, bu usulden vazgeçmiş sayılır.
(10) Seri muhakeme usulünün herhangi bir sebeple tamamlanamaması veya soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesi hâllerinde, şüphelinin seri muhakeme usulünü kabul ettiğine ilişkin beyanları ile bu usulün uygulanmasına dair diğer belgeler, takip eden soruşturma ve kovuşturma işlemlerinde delil olarak kullanılamaz.
(11)Suçun iştirak hâlinde işlenmesi durumunda şüphelilerden birinin bu usulün uygulanmasını kabul etmemesi hâlinde seri muhakeme usulü uygulanmaz.
(12) Seri muhakeme usulü, yaş küçüklüğü ve akıl hastalığı ile sağır ve dilsizlik hâllerinde uygulanmaz.
(13) Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması hâlinde, seri muhakeme usulü uygulanmaz.
(14) Dokuzuncu fıkra kapsamında Cumhuriyet savcısının talebi doğrultusunda mahkemece kurulan hükme itiraz edilebilir.
(15) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir.” şeklindeki,
Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliğinin 5/3, 10/1-c, 10/1-d, 10/3 ve 11. maddelerinde yer alan,
“(5/3) Seri muhakeme usulü, şüphelinin müdafii huzurunda özgür iradesi ile bu usulün uygulanmasını kabul etmesi hâlinde gerçekleştirilir.”
“(10/1) Cumhuriyet savcısı seri muhakeme usulünün uygulanmasını teklif etmeden önce şüpheliyi bu usul hakkında bilgilendirir. Bilgilendirme;
(c) Özgür iradesiyle ve müdafi huzurunda kabul ettiği takdirde bu usulün uygulanacağı ve belirlenecek temel cezanın yarı oranında indirileceği,
(d) Teklifin kabulünün ancak müdafii huzurunda gerçekleştirilebileceği, seçtiği bir müdafi yoksa istemi aranmaksızın kendisine bir müdafi görevlendirileceği,”
“(11) (1) Seri muhakeme usulünün uygulanmasına ilişkin teklifin kabulü esnasında şüphelinin müdafii de hazır bulunur.
(2) Şüpheliden kendisine bir müdafii seçmesi istenir. Müdafii bulunmayan şüpheli için istemi aranmaksızın müdafii görevlendirilir.
(3) Seri muhakeme usulünün uygulanmasına ilişkin teklifin SEGBİS veya istinabe yoluyla yapıldığı hâllerde, şüphelinin seçtiği bir müdafii yoksa teklifin kabulünde hazır bulunması için müdafi görevlendirilmesi, istinabe evrakı gönderilen ya da SEGBİS ile dinleme talep edilen yer Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yapılır. Bu durumda soruşturmayı yürüten Cumhuriyet başsavcılığı tarafından ayrıca bir müdafii görevlendirmesi yapılmaz.
(4) Soruşturma evresinde görev yapan müdafi, mahkemede de öncelikle görevlendirilir.” şeklindeki düzenlemeler karşısında,
Somut olayda, Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şüpheliye hakkındaki isnat, seri muhakeme usulüne ilişkin açıklama ve bu usule ilişkin haklarını içerecek şekilde tekliften önce Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliğinin 10/1. maddesi gereğince bilgilendirmenin yapılması amacıyla şüpheli tarafından soruşturma evresinde 31/08/2020 tarihli ifade tutanağında bildirmiş olduğu… Efeler /Aydın adresinde bulunan adresine tebligatın çıkarılarak iade geldiğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 13. maddesine göre ”Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması hâlinde, seri muhakeme usulü uygulanmaz.” şeklindeki amir hüküm uyarınca şüpheli hakkında seri muhakeme usulünün uygulanamayacağı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 12/04/2021 gün ve 94660652-105-09-5200-2021-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 09.06.2021 tarih ve 2021/52395 sayılı ihbarnamesiyle mevcut evrak tevdi kılınmakla;
Dosya incelendi gereği düşünüldü:
Şüpheli …’nun 184 promil alkollü vaziyette araç kullandığının tespit edilmesi üzerine hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan yürütülen soruşturmanın CMK’ nın 250. maddesi uyarınca seri muhakeme usulü kapsamına girmesi sebebiyle şüpheliye bilgilendirmede bulunulması ve seri muhakeme usulünün uygulanmasının teklifi için 23/11/2020 tarihinde Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Yargılama Bürosuna gelmesi, mazeretsiz olarak gelmediği takdirde bu usulün uygulanmasından vazgeçmiş sayılacağı ve soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılacağı hususunda soruşturma dosyasında alınan 31/08/2020 tarihli ifade tutanağında bildirmiş olduğu ‘’… Efeler /Aydın ‘’ adresine yapılan tebligatın ‘’adresin dağıtım saatlerinde kapalı olduğu, muhatabı tanıyan kapıcı, yönetici ve komşuya ulaşılamadığı, muhatabın oturup oturmadığının tespit edilemediğinden’’ bahisle iade edildiği, şüpheli hakkında Aydın Cumhuriyet Başsavcılığı 2020/17402 soruşturma, 2021/532 sayılı iddianamesinin tanzim edildiği, iddianamenin Aydın 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2021 tarih 2021/86 iddianame değerlendirme nolu kararı ile “…sanık hakkında çıkartılan tebligatın iade geldikten sonra mernis ibareli tebligat çıkarılmaması ” gerekçesiyle iade olunduğu,
Aydın 3 Asliye Ceza Mahkemesinin iddianamenin iadesine ilişkin kararına yapılan itirazın Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10/02/2021 tarih 2021/256 D iş sayılı kararıyla ‘’iade kararının usul ve yasaya uygun olduğu, itirazın yerinde olmadığı’’ gerekçesiyle reddine kesin olarak karar verildiği anlaşılmakla;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun “Seri muhakeme usulü” başlıklı 250. maddesinin 13.ve 15. fıkralarında yer alan,
(13) Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması hâlinde, seri muhakeme usulü uygulanmaz.
(15) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir.” şeklindeki düzenlemeler ile ,
Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliği’nin;
6. maddesinde yer alan: ‘’Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle şüpheliye ulaşılamaması hâlinde, seri muhakeme usulü uygulanmaz.’’ şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, iddianamenin iadesi kararına ilişkin yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen ihbarnamedeki bozma isteği, incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden Aydın 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.02.2021 tarihli ve 2021/ 256 değişik iş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma talebinin, kabule ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.10.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.