Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/4730 E. 2022/2663 K. 06.04.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/4730
KARAR NO : 2022/2663
KARAR TARİHİ : 06.04.2022

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Taksirle yaralama
Hüküm : TCK’nın 89/4, 22/3, 62/1, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet

Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay günü saat 14:15 sıralarında, hakkında soruşturma aşamasında 4483 sayılı yasa hükümlerine göre usulüne uygun olarak idari soruşturma yapılıp, soruşturma izni verilen ambulans şoförü olan sanığın sevk ve idaresindeki ambulans ile meskun mahal dışında, çift yönlü, 7.40 metre genişliğindeki, çamurlu asfalt kaplama yolda, mağdurlar … ve …’in beyanlarına göre ise, 100-120 km/s hızla seyredip, olay yerinin 150 m. öncesi, hafif dönemeç başındaki “50 km/s hız tahdit”, “öndeki aracı sollama yasağı” ve “sola tehlikeli viraj”; bunların biraz ilerisindeki “30 km/s hız tahdit” ve “Kaygan zemin”, dönemeç bitimindeki üç adet “Sola tehlikeli viraj” ve olay yerindeki “kaygan zemin” ile “sağdan ve soldan daralan kaplama” trafik levhalarının mevcudiyetine rağmen, mevcut hızı ile sola tehlikeli viraja girdiğinde direksiyon hakimiyetini kaybederek, sağ taraftan yol dışı kalması, ambulansın devrilmesi ve sürüklenmesi sonucu ambulansta bulunan hasta …’nun olay sonrası götürüldüğü İnegöl Devlet Hastanesinde 15.11.2012 günü saat 08:30 sıralarında öldüğü, İstanbul ATK Birinci İhtisas Kurulunun 22.05.2013 tarihli raporuna göre, kazanın meydana gelmesi ile …’nun ölümü arasında illiyet bağı bulunmadığının belirtildiği, hasta refakatçisi olan katılan …’ın yaşamsal tehlike geçirip, hayat fonksiyonlarını 3. derece etkileyen kemik kırığı oluşacak şekilde ve sanıktan şikayetçi olmayan mağdurlar … ile …’in ise, basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaralandıkları, kazanın meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği olayda;
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, sanığın meydana gelen kazada kusuru bulunmadığına, taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Dairemizin 10.03.2020 tarih ve 2019/13721-2020/2573 sayılı ilamı ile sanık hakkında takdir edilen 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasının fazla olduğu gerekçesiyle bozulmasına ve mahkemece uyma kararı verilmesine rağmen, bozmayı etkisiz kılacak şekilde 2 yıl 12 ay 20 gün hapis cezası tayini ile sanık hakkında fazla ceza tayini,
Kabul ve uygulamaya göre de;
Sanığın taksirle yaralama suçundan dolayı 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 16.05.2019 tarihli hükmün, sadece sanık müdafiinin temyizi üzerine bozulması nedeniyle, sonuç ceza miktarının sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilip, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle infazın, 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası üzerinden yapılacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sonuç cezanın 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası olarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; 06.04.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.