Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/5811 E. 2022/77 K. 11.01.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5811
KARAR NO : 2022/77
KARAR TARİHİ : 11.01.2022

İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi

Taksirle yaralama suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay tarihinde Özel Acıbadem Hastanesinde Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı olarak görev yapan sanık doktor tarafından, sağ kolu kırılan 7 yaşındaki mağdura eksik ve hatalı tedavi uygulaması nedeniyle, kırığın geç iyileştiği, mağdurda geç iyileşme nedeni ile işlev zaafiyeti olabileceği iddiası ile taksirle yaralama suçundan açılan davanın yargılaması sırasında, Adli Tıp 2. İhtisas Kurulunun 03.01.2014 tarihli raporunda; “ Dr. Özçelik tarafından hastanın koluna daha önce konulmuş olan alçıyı çıkarıp oluşan kırık yönünden değerlendirme yapmamasının tıbbi eksiklik olarak nitelendirildiği, ancak kırık fark edildikten sonra ilgili hekim tarafından hastanın gereken tedavi, takip ve konsültasyonlarının yapılmış olduğu, oluşan humerus lateral kondilindeki kırık geç teşhis edilmiş olmakla birlikte, bu tür kırıklarda tedavi gecikmesine bağlı oluşabilecek “cubitus valgus deformitesi, eklem hareket kısıtlılığı, sinir lezyonu” gibi istenmeyen durumların ortaya çıkmadığının anlaşıldığı, dolayısıyla kırığın herhangi bir sekel bırakmadan iyileşmiş olduğu, teşhisteki gecikme sonucu küçüğün kolunda kalıcı bir fonksiyonel kısıtlılık gelişmediğinin” bildirilmiş olması karşısında, sanığın eyleminin TCK’nın 257/2. maddesindeki ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulduğu ve bozma ilamına uyan mahkemece sanık hakkında TCK’nın 257/2, 62/1. ve CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, karara yapılan itirazın yetkili mercii tarafından incelenmesi neticesinde itirazın reddine karar verilmek suretiyle kesinleşmesi üzerine, sanık müdafii tarafından kanun yararına bozma yoluna gidildiği ve Dairemizin 21.10.2020 tarih, 2019/13345 esas 2020/5432 sayılı kararı ile itiraz merciinin kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca bozulmasına karar verildiği anlaşılarak yapılan incelemede;

Kanun yararına bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanlar vekilinin Adli Tıp kurumu raporuna göre sanığın kusurlu olduğuna, kırık kolun kendiliğinden kaynadığına ve tam iyileşme olup olmadığı konusunda rapor alınmadığına, bilinçli taksirle yaralama suçunun unsurlarının oluştuğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraate ilişkin hükmün isteme uygun olarak olarak ONANMASINA, 11.01.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.