Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/6451 E. 2023/3526 K. 02.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6451
KARAR NO : 2023/3526
KARAR TARİHİ : 02.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/662 E., 2019/410 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, davalı vekilinin, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 05.04.2019 tarihinde tebliğinin ardından 05.04.2019 tarihinde verdiği temyiz dilekçesinin katılma yoluyla temyiz olduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 13.09.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının terör örgütüne üye olmak suçlamasından, 27/07/2016 tarihinde Gönen Cumhuriyet Savcılığınca gözaltına alınıp gözaltı süresinin 03/08/2016 tarihinde sonlandığı ve Gönen Sulh Ceza Hakimliğince adli kontrollü olarak serbest bırakıldığı, akabinde Gönen Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan itiraz neticesinde Bandırma Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/1367 d.iş sayılı kararı ile 16/08/2016 tarihinde tutuklandığı, 09/08/2017 tarihine kadar tutuklu kaldığı, Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/288 esas sayılı dosyasından 09/08/2017 tahliye olduğunu, aynı dosyadan yapılan yargılama sonucu beraat ettiği, davacının 8 gün haksız olarak gözaltında tutulduğu, 11 ay 23 gün haksız yere tutuklu kaldığı, toplamda 12 ay 1 gün tutuklu ve gözaltında haksız yere kaldığı, bu dönemde alamadığı, maaşlar ile ek ders ücretlerinin ödenmesini talep ettiği ayrıca tüm bu süre boyunca FETÖ/PYD gibi bir terör örgütüne üye olmak gibi çok ağır suçlamalara maruz kalmış haksız ve uzun tutukluluk süresinden dolayı manevi olarak zarar gördüğünü, tüm bu nedenlerle; 12 ay 1 gün tutuklu ve gözaltında kaldığı süre için 70,900,00 TL maddi ve 300,000,00 TL manevi olmak üzere toplam 370.900,00 TL olan tazminatın tutuklama tarihi olan 16/08/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahlisi ile davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafına yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 25.09.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın yasada öngörülen süre içinde açılmadığını, tazminat talebine dayanak olan dosyada, delillerin toplanması ve sair yargılamaya ilişkin işlemlerin sanığın delilleri karartmasını önleyecek tedbirlerin devam etmesini gerektirmiş olup hukuken mümkün olan en kısa zamanda tahliyenin gerçekleştiği, fahiş miktarda tazminat talebi usul ve yasaya aykırı olduğu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini talep etmiştir.

3. Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.12.2018 tarihli ve 2018/489 Esas, 2018/598 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 01.03.2019 tarihli ve 2019/662 Esas, 2019/410 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.09.2021 tarihli, davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davalı vekilinin temyiz sebepleri
1.Davanın reddi gerektiğine,

2.Hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, ilişkindir.

B. Davacı vekilinin temyiz sebepleri
1.Maddi tazminat talebinin kabul edilmesi gerektiğine,

2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Davacının Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde öğretmen olduğu dönemde 27/07/2016 tarihinde gözaltına alındığı, 03/08/2016 tarihine kadar gözaltında kaldığı, 16/08/2016 tarihinde tutuklandığı, 09/08/2017 tarihinine kadar tutuklu olarak yargılandığı, Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/288 esas sayılı dosyasında 2018/471 nolu kararı ile beraatine karar verildiği, kararın 04/09/2018 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir.

CMK’nın 142/1. maddesi dava açma süresinin karar veya hükümleri kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren 3 ay ve her halde karar ve hükümlerin kesinleşmesi tarihini izleyen 1 yıl içinde tazminat talebinde bulunabileceği, her ne kadar davacı tarafından dilekçe ile maddi tazminat talebinde bulunulmuş ise de maddi tazminat talebinin içeriği ve maddi tazminat olarak talep edilen bir kısım taleplerin süreç içirisinde mecburi yaşanacak sıkıntılar olması ve manevi tazminat talebi içerisinde değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı tarafın maddi tazminat talebinin reddine ve davacının gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği süreye ilişkin olarak mahkemece takdir edilen 30.000,00 TL manevi tazminatın taleple bağlı kalınarak tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte CMK’nın 141 ve devamı maddeleri gereğince davalı … Hazinesinden alınarak davacı …’e verilmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından faiz başlangıç tarihinin yazılması suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/288 Esas, 2018/471 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 27.07.2016-03.08.2016 tarihleri arasında 7 gün gözaltında, 16.08.2016-09.08.2017 tarihleri arasında 358 gün tutukluluk olmak üzere toplamda 365 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine 18.07.2018 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 04.09.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.

A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
A.1.Davanın reddi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
5271 sayılı Kanun’un “Tazminat istemi” kenar başlıklı 141 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;

e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,

Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.

Bu itibarla kanunda öngörülen yasal şartlar oluştuğundan tazminat talebinin kısmen kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

A.2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkin temyiz nedeni reddedilmiştir.

B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
B.1.Maddi tazminat talebinin kabul edilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Davacının tutuklu kaldığı dönemde 01.09.2016 tarih ve 29818 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 672 sayılı KHK ile kamu görevinden ihraç edildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar davacının ihraç tarihi ile tahliye tarihi arasındaki tutukluluk dönemi için maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacıya tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekmekte ise de Dairemizce UYAP üzerinden yapılan araştırmada davacının OHAL İnceleme Komisyonu kararı uyarınca görevine iade edildiği, 18.02.2022 tarihinde göreve başladığı anlaşılmıştır. Bu itibarla idari işlem olan kamu görevinden ihraç işlemi ile ilgili maddi zararların idari yargıda çözülmesi gerektiğinden davacının maaş, ek ücret vb. taleplerine ilişkin temyiz sebebi reddedilmiştir.

Davacının talep etmiş olduğu cezaevi masraflarının 5271 sayılı Kanun’un 141 inci ve devamı maddelerine göre belirlenmesi gereken maddi zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden bu taleplere ilişkin maddi tazminatın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.

B.2. Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklulukta kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından davacı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz nedeni reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 01.03.2019 tarihli ve 2019/662 Esas, 2019/410 Karar sayılı kararında davacı vekili ve davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2023 tarihinde karar verildi.