Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/6526 E. 2023/3521 K. 02.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6526
KARAR NO : 2023/3521
KARAR TARİHİ : 02.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/3081 E., 2019/587 K,
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, davalı vekilinin, davacı vekilinin temyiz dilekçesiyle birlikte gerekçeli kararın kendisine 16.04.2019 tarihinde tebliğinin ardından 20.04.2019 tarihinde verdiği temyiz dilekçesinin katılma yoluyla temyiz olduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 04.05.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili …’ın Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/326-2018/11 E. K. sayılı dosyası kapsamında 14/02/2017 tarihinde tutuklandığı, 07/11/2017 tarihinde tahliye edildiği ve yargılamanın sonucunda beraat ettiği, bu kararın kesinleştiği, tutukta kaldığı süre içerisinde uğradığı 50.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi zarar olmak üzere toplam 150.000,00 TL tazminat talep etmiştir.

2. Davalı vekili 30.05.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı …’ın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklandığını, tutuklama kararının amir hüküm gereği olduğunu, bu nedenle katalog suçlarda tazminat talebinde bulunulamayacağını, ayrıca fahiş miktarda tazminat talep edildiğini, kişinin içinde yaşadığı sosyal çevre ve konumu gibi faktörler dikkate alınarak, şahsın zenginleşmesine yol açmayacak şekilde bir tazminata hükmedilebileceğini, gerekli inceleme ve araştırmanın yapılarak re’sen gözetilecek hususlarla birlikte davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

3. Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.10.2018 tarihli ve 2018/207 Esas, 2018/326 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 01.03.2019 tarihli ve 2018/3081 Esas, 2019/587 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.09.2021 tarihli, davalı vekilinin temyiz talebinin esastan reddi, davacı vekilinin temyiz talebinin kabulü ile hükmün bozulması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davalı vekilinin temyiz sebepleri
Davanın reddi gerektiğine,

Maddi tazminat talebinin reddi gerektiğine,

Hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna, ilişkindir.

B. Davacı vekilinin temyiz sebepleri
Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü:
Tazminat talebinin dayanağı olan Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 06/02/2018 tarih 2017/326 Esas 2018/11 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; … hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı, bu yargılama kapsamında davacının 13/02/2017 tarihinden 14/02/2017 tarihine kadar gözaltında kaldığı, Burdur Sulh Ceza Hakimliğinin 14/02/2017 tarih 2017/82 Sorgu sayılı kararı ile tutuklanıp, Burdur Ağır Ceza Mahkemesince 07/11/2017 tarihinde tahliye edildiği yapılan yargılama sonunda Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 06/02/2018 Tarih 2017/326 Esas ve 2018/11 Karar sayılı kararı ile hakkında beraat kararı verildiği, kararın 14/02/2018 tarihinde yasa yollarına başvurulmaması nedeniyle kesinleştiği tespit edilmiştir.

Mahkemece davacının … Mahallesi … Sokak No 24 Söğüt Beldesi … Burdur adresinde ikamet ettiğinin tespit edildiği, yine davacının alınan nüfus kaydında da ikamet adresinin aynı olduğu tespit edilmiştir. Davacının oturduğu yer mahkemesinin Burdur Ağır Ceza Mahkemesi olmasına rağmen Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin tazminat konusu işlemle ilişkili mahkeme olması Burdur ilinde başka Ağır Ceza Mahkemesinin kurulu bulunmaması nedeniyle, CMK 142/2 fıkrası uyarınca en yakın Ağır Ceza Mahkemesi sıfatıyla açılan tazminat davasında Mahkemenin yetkili olduğu kabul edilmiştir.

Kesinleşmiş beraat kararının davacıya tebliğine dair bir bilgiye rastlanmamakla birlikte beraat kararının 14/02/2018 tarihinde kesinleşmiş olması, tazminat davasının 04/05/2018 tarihinde açılmış olması nedeniyle davanın yasal süresi içinde açıldığı tespit edilmiştir.

UYAP üzerinden davacının UYAP sisteminde kayıtlı olduğu tüm soruşturma ve dava dosyalarının gösterir rapor dosya içerisine alınmış, davacının Mahkememiz dosyası dışında devam etmekte olan ya da daha önce sonuçlanmış herhangi bir koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasının davacısı olmadığı görülmüş, yine Isparta Defterdarlığına yazılan müzekkereye verilen cevapta da … tarafından daha önce hazine aleyhine haksız tutuklama sebebiyle maddi manevi tazminat davasının açılmadığı tespit edilmiştir.

Burdur E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun 21/05/2018 tarih 2018/19320 sayılı yazısı ile Burdur Sulh Ceza Hakimliğinin 14/02/2017 tarih 2017/82 sorgu sayılı tutuklama müzekkeresinin 14/02/2017-07/11/2017 tarihleri arasında fiilen infaz gördüğü tespit edilmiştir.

Dava dilekçesinde maddi tazminat olarak davacının tutuklu kaldığı sürede tutuklandığı dönemde her yıl yaz aylarında açılan yaz Kur’ an kursunda görev almaması nedeniyle yoksun kaldığı ek ücret ile tutuklu kaldığı dönemde çalışamamış olması nedeniyle yoksun kaldığı genel tatil günlerinde ve dini bayramlardaki yoksun kaldığı ücretleri ve müdafiye ödediği vekalet ücretini talep ettiği, davacının maaşına ilişkin herhangi bir talepte bulunmayıp yalnızca tutuklanması nedeniyle alamadığı Kur’ an kursunda görev nedeniyle ödenecek ek ders ücreti ile tutuklu kaldığı dönemde resmi ve bayram tatillerindeki fazla mesai ücretlerini talep ettiği,

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 19.10.2015 Tarih 2015/1603 Esas 2015/15765 Karar sayılı “Polis olarak görev yapan ve üzerine atılı suçlar nedeniyle görevinden açığa alındığı dönem içindeki operasyon tazminatı ücretlerini alamayan davacının bu talebi ile ilgili olarak yalnızca gözaltında kaldığı süre ile sınırlı olarak ödenmeyen operasyon tazminatının 5271 sayılı Kanun’un 141. ve devamı maddeleri kapsamında ödenebileceği,”

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 24.04.2013 Tarih 2013/8648 Esas 2013/11201 Karar sayılı ” sadece tutuklu kaldığı 28.03.2009-13.08.2009 tarihleri arasında alamadığı terör tazminatı ücretlerinin net ücret miktarının çalışacağı gün sayısı ile çarpılması suretiyle belirlenecek meblağın kendisine 5271 sayılı Kanun’un 141. ve devamı maddeleri kapsamında ödenebileceği,”

Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 09.07.2014 Tarih 2013/29043 Esas 2014/16897 Karar sayılı “Zarara uğrayanın koruma tedbiri uygulanmadan önceki mal varlığı ile koruma tedbirinin uygulanmasından sonraki malvarlığı arasındaki farkın zarar olarak belirlenip, davacının Şarköy Anadolu lisesinde öğretmen kadrosu ile çalışmakta iken aynı zamanda Şarköy öğretmenevinde müdür olarak görev yaptığının, maaşına ilişkin bir alacak iddiasının bulunmaması karşısında, davacının gözaltı tutuklu kaldığı dönemde alamadığı ek ders ücreti, fazla mesai ücretinin oluşması muhtemel zarar kapsamında bulunduğu,”

Şeklindeki içtihatları dikkate alındığında davacının tutuklandığı dönemde fiilen görev yapmaması nedeniyle, yoksun kaldığı yaz Kur’an kursunda görev almaması nedeniyle, yoksun kaldığı ek ders ücretleri ile tutuklu kaldığı dönemdeki fiilen görev yapmaması nedeniyle, yoksun kaldığı resmi ve dini bayramlarda kendisine ödenecek olan fazla mesai ücretlerinin maddi zarar kapsamında davacıya ödenmesi gerektiği kabul edilmiştir.

Bucak İlçe Müftülüğünce Mahkememize verilen cevapta davacının tutuklandığı dönemde görev yaptığı, … köyünde 2017 yılında yaz Kur’ an kursu açıldığı 2017 yılı Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında Kur’an kursunda görev alan imama 1.687,90 TL net ödeme yapılacağı, yine davacının tutuklu kaldığı dönemde Resmi ve Dini Bayramlarda fiilen çalışan bir imama toplam 244,49 TL net fazla mesai ücreti ödeneceği bildirilmiştir.

Buna göre de davacının tutuklu kaldığı dönemde yaz Kur’ an kursunda görev almaması nedeniyle yoksun kaldığı 1.687,90 TL ile aynı dönemde fiilen çalışamaması nedeniyle yoksun kaldığı resmi ve dini bayramlardaki fazla mesai ücreti olan 244,49 TL nin toplamı olan 1.932,39 TL’nin davacının talep edebileceği maddi zarar kapsamında olduğu Mahkemece kabul edilmiştir.

İbraz edilen serbest meslek makbuzunun düzenlenme tarihi beraat kararının kesinleşme tarihi olan 14/02/2018 tarihinden sonraki bir tarih olan 27/02/2018 olduğu, yine tazminata dayanak dosyanın incelenmesinde davacının beraat ettiği davada kendisini müdafii ile temsil ettirmekle birlikte beraat kararı ile birlikte davacı (sanık) lehine 4.360,00 TL vekalet ücretinin tayin edildiği anlaşıldığından Avukatlık ücreti maddi zarar miktarına dahil edilmemiştir.

Manevi tazminat miktarının belirlenmesinde nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkeleri gözetilerek davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı 13/02/2017 – 07/11/2017 tarihleri arasındaki 267 günlük süre nedeniyle davacı lehine 25.000,00 TL manevi tazminat takdir edilmiştir. HMK 26. Maddesindeki taleple bağlılık ilkesi gözetilerek dava dilekçesinde talepte bulunulmadığından tazminat miktarlarına herhangi bir faiz hükmedilmemiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü:
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/326 Esas, 2018/11 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 13.02.2017-07.11.2017 tarihleri arasında 267 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama üzerine 06.02.2018 tarihinde beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 14.02.2018 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
A.1.Davanın reddi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
5271 sayılı Kanun’un “Tazminat istemi” kenar başlıklı 141 inci maddesinin ilgili kısmı şöyledir:
“(1) Suç soruşturması veya kovuşturması sırasında;

e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,

Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.

Bu itibarla kanunda öngörülen yasal şartlar oluştuğundan tazminat talebinin kısmen kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

A.2.Maddi tazminat talebinin reddi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Davacının imam olduğu, görevden uzaklaştırıldığı dönemde alamadığı ek ücretlerin muhtemel zarar kapsamında bulunduğu, kaldı ki davacının görevden uzaklaştırılması işleminin idari işlem niteliğinde olduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun’un 141 inci ve devamı maddeleri gereğince hesaplanması gereken maddi zarar kapsamında olmadığı, koruma tedbirlerinden kaynaklanmadığı anlaşıldığından davacının maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabul edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

A.3.Hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunduğundan davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkin temyiz nedeni reddedilmiştir.

B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
B.1.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A.2., B.1.) paragrafında açıklanan nedenlerle davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 01.03.2019 tarihli ve 2018/3081 Esas, 2019/587 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2023 tarihinde karar verildi.