YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6898
KARAR NO : 2023/467
KARAR TARİHİ : 20.02.2023
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 16.11.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; “Müvekkilin uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma ve ticari amaçla uyuşturucu nakletme suçundan beraatine karar verilen ceza dosyası kapsamında, 17.02.2012 – 16.05.2012 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kalması sebebiyle oluşan 20.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi zararının beraat kararının kesinleşme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini arz ve talep ederim.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
2. Davalı vekili 30.11.2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “Dava 3 aylık yasal süre geçtikten sonra açıldığından davanın reddi gerekir. Yasadan kaynaklanan gözaltı ve tutuklama işlemi yapıldığından tazminat talebi yersizdir. Talep edilen tazminat miktarları fahiştir. Davacının 5271 sayılı Kanun’un 144 üncü maddesinde sayılan tazminat isteyemeyecek kişilerden olup olmadığı, davanın yetkili mahkemede açılıp açılmadığı, başka bir tazminat davası açılıp açılmadığı araştırılmalıdır. Tazminatın hesaplanması için davacının net geliri belirlenmelidir. Tazminata hükmedilecek olursa 5271 sayılı Kanun’un 141 inci maddesinde belirtilen koruma tedbirlerinden hangisi nedeniyle tazminat kararı verildiğinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.01.2017 tarihli ve 2016/466 Esas, 2017/12 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
4. … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 11.04.2017 tarihli ve 2017/1084 Esas, 2017/1279 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.10.2021 tarihli ve 2021/115372 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat kararının kesinleştirme işleminin 07.11.2016 tarihinde yapılması ve 14.11.2016 tarihinde tebliğ edilmesi sebebiyle tazminat davasının süresinde açıldığına ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasına göre, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat taleplerinin kararın kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceği, bu kapsamda dava dosyası incelendiğinde, tazminat talebinin dayanağı olan … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.05.2012 tarih, 2012/213 Esas, 2012/231 Karar sayılı ceza dava dosyasında davacının yüzüne karşı verilen beraat hükmünün temyiz edilmeksizin 24.05.2012 tarihinde kesinleştiği, buna karşın tazminat davasının bir yıllık hak düşürücü süreden sonra 16.11.2016 tarihinde açılmış olduğunun anlaşılması karşısında, süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmamıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/213 E., 2012/231 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan 17.02.2012 – 16.05.2012 tarihleri arasında 89 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 24.05.2012 tarihinde kesinleştiği, kesinleşme şerhinin 07.11.2016 tarihinde düzenlendiği, davacının vekili aracılığıyla 16.11.2016 tarihinde dava açtığı, davanın gözaltına alınma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’a tabi olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden;
Tazminata esas ceza davasındaki beraat hükmünün 24.05.2012 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen, karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç aylık ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıllık hak düşürücü süreler geçtikten sonra 16.11.2016 tarihinde dava açılması nedeniyle dava açma süresinin geçtiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 11.04.2017 tarihli ve 2017/1084 Esas, 2017/1279 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2023 tarihinde karar verildi.