Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/6916 E. 2023/5183 K. 28.11.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6916
KARAR NO : 2023/5183
KARAR TARİHİ : 28.11.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/343 E., 2019/1491 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, aynı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı 04.12.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hakkında soruşturma yürütüldüğünü, haber aldıktan sonra … TEM Şube Müdürlüğüne haber vererek kendi isteğiyle 24 Ağustos 2017 Cumartesi günü … Tem Şubeye giderek ifade verdiğini, kolluk kuvvetleri tarafından gözaltına alındığını, soru sorulmadan 14 gün boyunca haksız ve gereksiz yere gözaltında tutulduğunu, bu süre içerisinde işkence ve kötü muameleye maruz kaldığını iddia ederek 128.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.

2. Davalı vekili 09.04.2018 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; tazminat koşullarının oluşmadığını, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, davanın süresinde açılmadığını ve davanın reddini talep ettiklerini beyan etmiştir.

3. … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2018 tarihli ve 2018/163 Esas, 2018/638 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 06.05.2019 tarihli ve 2019/343 Esas, 2019/1491 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 09.10.2021 tarihli tebliğnamesi ile temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasını talep etmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
… 7. Ağır Ceza Mahkemesi gerekçesinde “… davacı …’ın … Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/69394 Soruşturma Numaralı dosyası kapsamında 26/08/2017 tarihinde gözaltına alındığı, … 2.Sulh Ceza Hakimliğince Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan 08/09/2017 tarihinde tutuklandığı, dosyasının halen derdest olduğu ve soruşturmasının devam ettiği anlaşılmıştır.

Davacı dilekçesinde özetle; 14 gün süre ile gözaltında kaldığını, 14 günlük bu sürenin makul olmadığını ve AİHS’ne aykırı olduğunu, gözaltı süresince işkence ve kötü muameleye maruz kaldığını, tutukluluk ve gözaltı süresince kötü ve koşulları uygun olmayan ortamlarda tutulduğunu, avukatıyla ve akrabaları ile görüşme hakkının ihlal edildiğini, mülakat adı altında rızası dışında usulsüzce sorgulandığını, 8 kişilik koğuşlarda 26 kişi kaldığını, sağlık kontrolü işlemlerinin usule aykırı yapıldığını, haksız muamelere maruz bırakıldığını, tutukluluk incelemelerinde hazır bulundurulmadığını ve devam kararlarının tarafına tebliğ edilmediğini, mahkeme kararı olmadan banka bilgilerinin, telefon ve internet kayıtlarının usul ve yasaya aykırı olarak ele geçirilip incelendiğini, medya araçları ile ilgili sorgulandığını ve bu şekilde özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiğini, kendisine barodan müdafii tayin edilmediğini, ayrımcılık yasağının ve aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiğini, makul gözaltı ve tutukluluk süresinin aşıldığını, Ceza Muhakemeleri Kanunu madde 141 vd kapsamında haksız ve uzun gözaltı, tutukluluk ve işkence ve kötü muamele nedeniyle … manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiş ise de;

15 Temmuz 2016 tarihinde meydana gelen darbe teşebbüsü sonrasında ülkenin olağanüstü bir vaziyette olması, başlatılan değişik soruşturmalar nedeniyle aynı tarihte çok sayıda kişinin gözaltına alınması, yaşanan olağanüstü süreç, adliyelerin fiziki yapısı, bu soruşturmanın güncelliği, kapsamı ve niteliği itibariyle gözaltı, tutuklama ve tutukluluğun devamına ilişkin işlemler yönü ile dilekçe içeriğinde ki iddialarla ilgili olarak herhangi bir usulsüzlük veya hukuka aykırılık bulunmadığı, sanığın Fetö Terör Örgütü Üyeliği ile ilişkisinin bulunduğuna dair delillerin hukuka uygunluğunu değerlendirme yetkisinin hali hazırda yargılamaya devam eden savcılık ve mahkemelerde olduğu, her ne kadar davacı hakkında makul gözaltı süresinin aşıldığı, delillerin usul ve yasaya aykırı elde edildiği, gözaltı süresince kötü muameleye maruz bırakıldığı belirtilmiş ise de delillerin hukuka aykırı bir şekilde elde edilip edilmediğinin, delilleri tartışma yetkisinin mahal mahkemesince değerlendirildikten sonra tazminat hususunun gündeme geleceği, aksi durumun mahal mahkemesinde görülen davayı etkileyecek şekilde işin esasına girilmesi gerektiği, ülkenin içinde bulunduğu olağanüstü hal göz önüne alındığında kanuni süreler içerisinde gözaltında tutulduğu ve mahkeme huzuruna çıkarıldığı, tutukluluk incelemelerinin kanuni süreler içerisinde yapıldığı, herhangi bir hak ihlalinin söz konusu olmadığı anlaşılmakla davacı hakkında verilmiş ve kesinleşmiş bir beraat veya kavuşturmaya yer olmadığı hükmü bulunmadığı da gözetilerek davanın ispatlanamaması nedeniyle şartları oluşmadığından iş bu tazminat davasının reddi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.” denilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Tazminat talebinin dayanağı olan … Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/69394 Soruşturma sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahı örgüt suçundan 26.08.2017 – 08.09.2017 tarihleri arasında 13 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma neticesinde davacı hakkında iddianame düzenlenerek dava açıldığı, davacının tazminat talebinin uzun süren gözaltı ve kötü muameleye ilişkin olduğu ve bu nedenle esas davanın sonucuna bağlı olmadığı, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 inci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı anlaşılmıştır.

2. Davacı tarafından uzun süren gözaltı ve gözaltı süresince kötü muameleye maruz kaldığı iddiası ile tazminat talep edilmiş ise de, İlk Derece Mahkemesince yapılan inceleme neticesinde tazminat koşullarının oluşmadığı kabulü ile davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 06.05.2019 tarihli ve 2019/343 Esas, 2019/1491 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

28.11.2023 tarihinde karar verildi.