Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/8757 E. 2022/1490 K. 01.03.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8757
KARAR NO : 2022/1490
KARAR TARİHİ : 01.03.2022

Mahkemesi :Sulh Ceza Hakimliği

Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 06/07/2020 tarihli ve 2020/52562 soruşturma, 2020/28737 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii … 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 21/12/2020 tarihli ve 2020/6550 değişik … sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5271 sayılı Kanunun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanunun 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanunun 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanunun 173/3. maddesindeki şartlar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Somut olayda, şüphelinin sevk ve idaresindeki araç ile mağdura çarpması sonucu mağdurun yaralandığı, yaralanma durumuna ilişkin rapor temin edilmeyen olayda, şüpheli hakkında şikayet yokluğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 89. maddesinin 5. fıkrasındaki “Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikâyet aranmaz.” hükmüne göre, somut olayda müştekinin yaralanması bakımından kesin doktor raporu aldırılıp yaralanmanın 5237 sayılı Kanunun 89. maddesinin 2 ve 3. fıkralarında sayılan nitelikli yaralanma hallerine uyup uymadığı belirlendikten sonra şüphelinin hukuki durumu değerlendirilmesi yapılarak, kesin rapora göre yaralanmanın 89/1. madde kapsamında kalması halinde şikayet yokluğu nedeni ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilebileceği, zira yaralanmanın aynı maddenin 2 veya 3. fıkralarına göre nitelikli olması halinde soruşturmanın şikayete bağlı olup olmadığının belirlenmesi için olayda bilinçli taksir bulunup bulunmadığının araştırılması gerekeceği, soruşturma dosyası kapsamında ise hekim raporunun bulunmadığı nazara alındığında, müştekinin ifadesi alınarak, tarafların kusur durumuna ilişkin bilirkişi raporu ile birlikte yukarıda belirtildiği üzere müştekiye ait kesin adli raporun da temin edilmesinden sonra şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken, belirtilen nedenlerle yapılan eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu … Bakanlığının 12.07.2021 gün ve 94660652-105-34-3665-2021-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23.09.2021 gün ve 2021/94895 sayılı ihbarnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay yerinde tutulan kaza tespit tutanağına göre, şüpheli …’in idaresindeki araçla, gündüz vakti, meskun mahalde, iki yönlü yolda seyir halinde iken, geri manevra yaptığı sırada, kavşak başından karşıdan karşıya geçmek isteyen yaya …’e yol içinde çarptığı, müştekinin … Hospital Hastanesi yatan hasta epikriz raporunda, kazanın olduğu gün “sol intertrokanterik femur kırığı” klinik bulgusu ile yatışının yapıldığı, kaza tespit tutanağında şüphelinin Karayolları Trafik Kanunun 67/1-b maddesi gereği yönetmelikte belirtilen durumlar dışında geriye dönmek veya geriye gitmek kuralını ihlal ettiğinin tespit edildiği, geriye gittiği mesafenin uzunluğunun ölçülmediği olayda; müştekinin olaydan üç gün sonra 23.05.2020 tarihli kolluk ifadesinde kendisine çarpan araç sürücüsünden şikayetçi olmadığı, Dairemiz içtihatlarında geri geri manevra yapmak suretiyle taksirle yaralama veya ölüme neden olan araç sürücüsü hakkında TCK’nın 22/3. maddesindeki bilinçli taksir koşullarının değerlendirilmesi gerektiği, her ne kadar şikayet yokluğundan şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, müştekinin beyanı ve yaralanma derecesine ve niteliğine ilişkin kati raporun aldırılması ayrıca olay mahallinde keşif yapılması suretiyle, şüphelinin olayda kusur durumuna ilişkin rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesi,
Kanun yararına bozma talebine atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, … 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 21/12/2020 tarihli ve 2020/6550 değişik … sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.03.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.