Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2021/8860 E. 2023/3530 K. 02.10.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8860
KARAR NO : 2023/3530
KARAR TARİHİ : 02.10.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/377 E., 2018/583 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.

Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 6100 sayılı Kanun’un 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Davacı 19.01.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan hüküm giydiğini, yapılan yeniden yargılama ile beraat ettiğini, mağdur olduğunu, bu nedenle 50.000,00 TL maddi, 80.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davacı vekilinin 09.03.2017 tarihinde vekaletname sunduğu anlaşılmıştır.

2.Davalı vekili 30.05.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü sürede açılmadığından reddi gerektiğini, davacının zarara uğradığını belgelendiremediğinden davanın reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesinin eksik olduğunu, talep edilen tazminat miktarının fazla olduğunu, faiz talebinin kanunun özüne uygun olmadığını, davanın kabulü halinde davacı lehine yalnızca dilekçe yazım ücretine hükmedilmesi gerektiğini, öne sürmüştür.

3.İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.03.2017 tarihli ve 2017/22 Esas, 2017/38 Karar sayılı kararı ile yetkisizlik kararı verilmiştir.

4.Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.11.2017 tarihli ve 2017/260 Esas, 2017/421 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

5.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 21.02.2018 tarihli ve 2018/377 Esas, 2018/583 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

6..Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 17.09.2021 tarihli ve 2018/377 Esas, 2018/583 Karar sayılı ek kararı ile davalı vekilinin temyiz talebinin kesinlik sınırı altında kaldığından bahisle reddine karar verilmiştir.

7.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığın 19.11.2021 tarihli tebliğnamesi ile davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlikten reddi, davacı vekilinin temyiz isteminin ise esastan reddi ile hükmün onanmasını talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Davalı vekilinin temyiz istemi;
Davacının tutuklanmasında idarenin kusurunun bulunmadığından davanın reddi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğuna, kısmen kabul kararı verildiğinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir.

B. Davacı vekilinin temyiz istemi;
Hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğuna, ilişkindir.

III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacının tazminata esas İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/678 Esas – 2016/811 Karar sayılı dava dosyasında nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan yargılandığı, İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/1002 Esas 2010/24 Karar sayılı ilamıyla almış olduğu 2 yıl hapis cezası temyiz edilmeksizin 05.04.2010 tarihinde kesinleşerek İzmir 1. Çocuk Mahkemesinin 2010/213 D.iş sayılı içtima kararı ile 6 yıl 11 ay hapis cezası olarak infaz edilip 13.02.2012 tarihinde koşullu olarak salıverildiği ancak İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/1002 Esas 2010/24 Karar sayılı ilamı temyiz incelemesi sonucu bozularak İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/678 Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 18.11.2016 tarihinde kesinleştiği, böylece davacının 5271 sayılı Kanunun 141 nci maddesinin birinci fıkrasının e bendine belirtilen kanuna uygun olarak tutuklandıktan sonra hakkında beraatine karar verilen kişilerden olduğu, kesinleşme şerhinin davacıya tebliğ edilmediği, davanın 19.01.2017 tarihinde açılmakla 5271 sayılı Kanunun 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.

Davacının sonradan beraat ettiği İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/1002 Esas 2010/24 Karar sayılı ilamıyla almış olduğu 2 yıl hapis cezasının infaz edilmiş olması ve 13.02.2012 tarihinde koşullu salıverilmesi ve İzmir 1. Çocuk Mahkemesinin 2010/213 D.iş sayılı içtima kararı, ile 5275 sayılı yasanın 107 nci maddesinin ikinci bendi de dikkate alınarak 2 yıl hapis cezasının 2/3’ü olan 1 yıl 4 ay süreli haksız olarak ceza evinde bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Getirtilen belgelere göre davacının ceza evine girdiği tarihten önce herhangi bir kazancının olmadığının anlaşılması karşısında, davacının asgari ücret düzeyinde gelirinin olduğunun kabul edilmesi gerektiği belirlenerek 10.316,08 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, istinaf merci, maddi tazminat miktarının eksik olduğundan 10.408,37 TL’ye, manevi tazminatın eksik olduğundan 17.000,00 TL’ye yükseltilmesi ve buna göre değişen vekalet ücretinin 3.289,00 TL olması gerektiğinden, bu kısımların düzeltilmesi suretiyle, istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/678 Esas – 2016/811 Karar sayılı dava dosyasında nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan yargılandığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 18.11.2016 tarihinde kesinleştiği ve davanın 5271 sayılı Kanunun 142 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 47.530,00 TL olması, İlk Derece Mahkemesi tarafından hükmedilen toplam tazminat miktarının 20.316,08 TL olması ve bu karara yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen toplam tazminat miktarının 27.408,37 TL olarak düzeltilerek esastan ret kararının verilmiş olması nedenleriyle 6100 sayılı Kanun’un, 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca davalı açısından kesin olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Davacının Temyiz İstemi Yönünden;
Tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/1002 Esas 2010/24 Karar sayılı dava dosyasında nitelikli konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan yapılan yargılama sonucunda 2 yıl hapis cezasına hükmedilip kararın 05.04.2010 tarihinde kesinleşmesi ile İzmir 1. Çocuk Mahkemesinin 2010/213 Değişik iş sayılı içtima kararı ile 6 yıl 11 ay hapis cezası olarak cezaların infazı için 12.04.2009 tarihinde cezaevine girdiği, 08.11.2011 tarihinde koşullu salıverilmesine karar verildiği, hakederek tahliye tarihinin ise 23.08.2014 tarihi olduğu, ancak İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/1002 Esas 2010/24 Karar sayılı ilamı temyiz incelemesi sonucu bozularak İzmir 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/678 Esas, 2016/811 Karar sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin 18.11.2016 tarihinde kesinleştiği, davacı hakkında infaz edilen sürenin mahkumiyet hükmünün bihakkın tahliye tarihinden fazla olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamış ve bu nedenle davacı vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

V. KARAR
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 21.02.2018 tarihli ve 2018/377 Esas, 2018/583 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 21.02.2018 tarihli ve 2018/377 Esas, 2018/583 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2023 tarihinde karar verildi.