YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9084
KARAR NO : 2023/3010
KARAR TARİHİ : 18.09.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/3409 E., 2020/503 K.
DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
KARAR : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 26.12.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; “Müvekkilin beraatine karar verilen ceza dava dosyası kapsamında 16.05.2008 – 28.01.2010 tarihleri arasında gözaltında ve tutuklu kalması sebebiyle oluşan zararının karşılığı olarak 75.000,00 TL maddi, 175.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini arz ve talep ederim.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
2. Davalı vekili 05.03.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; “Davanın süresinde ve yetkili mahkemede açılıp açılmadığı araştırılmalıdır. Kanunda yazılan koşullar oluşmamıştır. Davacı hakkında yasalara aykırı bir işlem yapılmamıştır. Talep edilen tazminat miktarları fahiştir. Maddi zararın ayrıca ispatlanması gerekmektedir. Faiz talebinin hukuki dayanağı yoktur.” şeklinde beyanda bulunmuştur.
3. İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.04.2019 tarihli ve 2018/77 Esas, 2019/94 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 12.02.2020 tarihli ve 2019/3409 Esas, 2020/503 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.11.2021 tarihli ve 2020/52478 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminat miktarlarının az olduğuna, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Yapılan yargılama ve toplanan deliller ışığında; davacının açmış olduğu tazminat davasının şartlarının oluştuğu anlaşıldığından maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacının vermiş olduğu dilekçesi ve eklerinde asgari ücreti aşacak herhangi bir somut delil ortaya koyamadığı anlaşılmakla; Yargıtayın benimsemiş olduğu ilkeler çerçevesinde asgari geçim indirimi eklenmeksizin net asgari ücret üzerinden maddi zarar hesaplanarak 9872,14466 TL maddi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacının cinsel istismar suçu gibi bir suç sebebiyle tutuklu kaldığı, yargılama süresinin hemen hemen 10 yıla yakın olduğu gözetildiğinde; davacının sosyal ilişkileri geçmiş yaşantısı ve suçun ağırlığı göz önüne alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 30.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1-Davacının 16.05.2008 tarihinde gözaltına alındığı, 17.05.2008 tarihinde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan tutuklandığı, sonrasında 28.01.2010 tarihinde tahliye edildiği, aynı suçtan İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/146 Esas, 2018/299 Karar sayılı kararı ile beraatine karar verildiği ve kararın 18.09.2018 tarihinde kesinleştiği, davanın süresi içerisinde açıldığı, tutuklulukta geçen ve infaz gören 622 gün süre için o tarihte yürürlükte bulunan net asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamaya göre 10.876,03 TL maddi kaybı olduğu halde, mahkemece hatalı hesaplama yapılarak 9.872,14466 TL maddi tazminata hükmedilmesi,
2-Buna bağlı olarak hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuata göre davacı lehine tayin olunan maddi ve manevi tazminat miktarlarının toplamı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin üçüncü kısmında yer verilen oranlar üzerinden 4.846,00 TL nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği halde, 4.735,935913 TL vekalet ücretine hükmedilmesi; hukuka aykırı bulunduğundan; hükmün (1) nolu bendinde yazılı “9.872,14466” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “10.876,03” ibaresinin eklenmesi, vekalet ücretine ilişkin (3) nolu bentte yazılı “4.735,935913” ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine “4.846” ibaresinin eklenmesi
suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/146 E., 2018/299 K. sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 16.05.2008 – 28.01.2010 tarihleri arasında 622 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 18.09.2018 tarihinde kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye dava açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin temyiz isteği yönünden;
1.Gözaltında ve tutuklu kaldığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacı lehine tutuklu kaldığı dönemde 16 yaşından büyükler için geçerli net asgari ücret üzerinden maddi tazminatın hesaplanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer gözetilmek suretiyle, hak ve nefaset ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak ve emsal uygulamaların da altında olacak şekilde eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 12.02.2020 tarihli ve 2019/3409 Esas, 2020/503 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2023 tarihinde karar verildi.